Anatomi sağlık dersleri | Devlerinaski.com Devlerin Aşkı Devlerinaski

Yeni baslayanlar için anatomi


  • sağlık
  • 27 Nis 2016
  • devlerinaski
  • Okunma
  • Yorum Yok

merhaba sevğili öğrenciler, anatomi hepimizin nefret ettiği derslerden biri ama bu notlar ile artık anatomi çalışmak çok kolay devlerin aşkı anatomi dersi ile sizin yanınızda.

 

anatomi

anatomi hakkında

Anatomi nedir?               :              Vücut bölümlerinin yapısını ve gelişimini inceleyen bir bilim dalıdır.

Anatomi çeşitleri?         :

  • Makroskopik anatomi
  • Mikroskobik anatomi
  • Gelişim anatomisi
  • Sistematik anatomi
  • Topografik anatomi
  • Tıp eğitimi dışında kalan anatomi

Makrokopik Anatomi    :

                İnsan vücudunun çıplak gözle incelenmesi sonucu ortaya çıkmış anatomi. İnsan vücudunun bütününü, sistemleri ve sistemleri oluşturan organları inceler.

Mikroskobik anatomi   :

                Çıplak gözle ve büyüteçle görülmeyen hücre ve dokuların mikroskopla incelenmesi ile ortaya çıkmış anatomidir. Mikroskobik anatominin alt dalları vardır;

  • Histoloji : Dokuları inceler
  • Sitoloji : Hücreleri inceler

Gelişim anatomi             :

                İnsan vücudunun şekillenmeye başladığı ilk andan ölüme kadar geçirdiği evreleri ve normal yapısal değişiklikleri inceleyen anatomi.

 

 

 

 

 

 

 

Sistematik anatomi       :

İnsan vücudunda organların bir araya gelerek oluşturduğu sistemleri inceler.

  • Hareket Sistemi
  • Dolaşım Sistemi
  • Sindirim Sistemi
  • Solunum Sistemi
  • Ürogenital Sistem
  • Endokrin Sistem
  • Sinir Sistemi
  • Duyu Organları

Topografik anatomi       :

                İnsan vücudunun bölüm ve bölgelere ayrılması sonucu ortaya çıkmış bir anatomi olup, bölgelerde ki oluşumlar hangi sisteme ait olursa olsunlar kat kat bir düzen içinde incelenirler.

Tıp eğitimi dışında kalan anatomi          :

                Tıp eğitimi dışında, ressam ve heykeltıraş yetiştiren güzel sanatlarla ilgili yüksekokullarda artistik anatomi, spor yüksekokullarında sportif anatomi okutulur.

Anatomik Düzlemler, Eksenler ve Yönler

Median ( Sagital Plane ) düşünüldüğünde dıştaki vücut bölümüne lateral denir. İçteki vücut bölümüne medial denir.

Cranial ( Süperior )         :              Baş tarafı, üst.

İnferior                                               :              Aşağı, alt.

Ventral / Anterior           :              Öne doğru, karın bölgesi.

Dorsal / Posterior           :              Arkaya doğru, Sırt bölgesi.

Anatomik durum.

  • Ön kolu oluşturan iki kemik birbirine paraleldir. Dışta Radius, içte Ulna
  • Ön kolda bir tarif yapılırken, radial tarafa yapılan tarif lateral, ulnar tarafa yapılan tarif medial olarak adlandırılır.
  • Elin avuç kısmı Palmar, üst kısmı Dorsal olarak adlandırılır.
  • Ayak tabanı Planter terimi ile tarif edilir.

Pronation                           :              Masa üstünde ki paranın alınması haraketi.

Supination                         :              Çeşmeden avucu ile su içmek isteyen kişinin hareketi.

 

Hareketlerin Anatomik Adları

Flexion                                               :              Kapanma, bükme, bükülme.

Extention                           :              Gerilme

Vücudun Ana Eksenleri

 

  • Saggital Eksen : Anatomik durumda bir vücut düşünüldüğünde önden arkaya doğru uzanan eksendir.
  • Vertical Eksen : Yukarıdan aşağı doğru uzanan düşey eksen.
  • Transvers Eksen : Yere paralel, vücudu ikiye bölen eksen.

 

İnsan Vücudunun Bölümleri

  • Caput :              Baş
  • Collum/Cervix : Boyun
  • Truncus :              Gövde
    • Thorax :              Göğüs
    • Abdomen :              Karın
    • Pelvis :              Leğen
    • Dorsun :              Sırt

Üst Ekstremite ( Membrun / Extremitas süperior )

  • Omos :              Omuz
  • Brachium :              Kol
  • Antebrachium :              Önkol
  • Manus :              El

Alt Ekstremite ( Membrum / Extremitas inferior )

  • Gluteus :              Kalça
  • Femur :              Uyluk
  • Crus :              Bacak
  • Pes :              Ayak

Arka ( Dorsal ) vücut boşluğu

  • Cavitas Crani :              Kafatası boşluğu
  • Canalis vertabralis: Omurga kanalı

Ön ( Ventral ) vücut boşluğu

  • Cavitas thoracis :              Göğüs boşluğu
  • Cavitas Abdominasil :              Karın boşluğu
  • Cavitas Pelvis :              Pelvis-leğen boşluğu

 

 

 

Ventral boşluğun içinde yer alan oluşumlar

  1. Göğüs Boşluğunda

 

 

  • Akciğer
  • Kalp ve kalpten çıkan büyük damarlar
  • Soluk borusunun alt bölümü ve bronşlar
  • Yemek borusu
  • Timus bezi
  • Ductus thoracicus ( Göğüs Kanalı )
  • Vagus ( 10 ncu kafa siniri )
  • Phrenicus (Diyafram siniri )

 

  1. Karın boşluğunda

 

  • Mide
  • İnce ve kalın bağırsaklar
  • Pankreas
  • Karaciğer
  • Safra kesesi
  • Dalak
  • Böbrek
  • Böbrek üstü bezler
  • Aortanın alt bölümü
  • Bazı otonom sinir lifleri

 

  1. Leğen boşluğunda
  • Mesane
  • İnce bağırsak kıvrımları
  • Düz bağırsak ( RECTUM )
  • Erkekte prostat
  • Sperm kesesi ( VESİCULİ SEMİNALİS )
  • Meni kanalı ( DUCTUS DEFERANS )
  • Kadında uterus
  • Ovariumlar
  • Yumurta yolu ( TUBE UTERNİA )

Genel Terimler

 

Dexter                                 :              Sağ

Sinister                                               :              Sol

İnternalis                           :              İç ( Dahil )

Externalis                           :              Dış ( Harici )

Proximalis                         :              Merkezi

Distalis                                :              Merkezden uzak

İpsilateralis                       :              Aynı taraf

Contralateralis                 :              Karşı taraf

Apex                                    :              Tepe

Basis                                     :              Taban

Apicalis                                               :              Tepede

Baslis                                   :              Tabanda

Verticalis                            :              Düşey

Horizontalis                      :              Yatay

Süperior                             :              Üstte

İnferior                                               :              Altta

Cranialis                             :              Baş tarafında

Caudalis                              :              Ayak tarfında

Superficialis                      :              Yüzeysel

Profundus                          :              Derin

Medius                                               :              Orta

İnter medius                     :              İki oluşum aras

Longitudinalis                  :              Boyunca

 

 

Solunum Sistemi

Pulmoner ventilasyon inspirasyon (soluk alma) ve ekspirasyon (soluk verme) ile sağlanır.

Solunum sistemi iki temel bölüme ayrılır.

Bunlardan birincisi oksijenle yüklü ha­vanın

dış ortamdan alınarak akciğerlerdeki

alveollere (alveollerdeki karbondioksitten

zengin hava­nın dışarıya) iletildiği boru sistemi

(SOLUNUM YOLLARI).

İkincisi ise gaz alış-verişinin gerçekleşti­rildiği

alveoller ve solunum membranından (alveolo

– kapiller kompleks) ibaret olan akciğer

paran-kiminden (SOLUNUM ORGANl-akciğer)

oluşur.

ÜST SOLUNUM YOLLARI

  • Burun Boşluğu
  • Pharynx (farinks, yutak)
  • Larynx (larinks, gırtlak)
  • Trachea (trakea, soluk borusu)

üst kısmı.

ALT SOLUNUM YOLLARI

  • Trachea (trakea, soluk borusu) alt kısmı
  • Bronchuslar (Bronşlar)
  • Pulmo (akciğer)

BURUN (nasus, rhinos).

  • Üst solunum yollarının temel organı olan burun, bir solunum yolu olma yanında, içinde taşıdığı özel mukoza sayesinde “koku organı” olarak da fonksiyon görür.
  • Burun, anatomik olarak dış burun(nasus externus) ve burun boşluğundan(solunum yollarının başlangıcıdır) ibarettir.
  • Burun boşluğunda paranazal sinüzler vardır. ( 4 adettir)

YUTAK (pharynx,farenks)

  • Yukarıdan burun boşluğu, aşağıdan da ağız boşluğu ile bağlantılı organdır. Kas ve zarlardan yapılmıştır.
  • Hem solunum hem de sindirim sisteminin bir bölümü olarak işlev görür.
  • Yukarıda ve önde burun ve ağız boşlukları ile bağlantılı olan bu yapı, aşağıda ise doğrudan doğruya yemek borusu (özofagus) ile devam eder
  • Aşağıda ön tarafta, solunum isteminin bir bölümü olan larynx ile bağlantılıdır.
  • Bu durumda pharynx’in (yutak) devamı olan yemek borusu da (özofagus) artık solunum yollarının arkasında olmak üzere aşağıya doğru devam eder.
  • Yutak aşağıda yemek borusu ile devam eder.
  • Yutak (pharynx)Üç önemli kısma ayrılır.
  • Burun bölümü (Nasopharynx)
  • Ağız bölümü (Oropharynx)
  • Larenks bölümü (Laryngopharynx)

 

GIRTLAK (larynx)

Dil kökü ile trakea arasındaki bölümdür.

Görevleri;

  • Akciğerler hava iletilmesinin sağlanması
  • Sesin oluşumu
  • Yabancı maddelerin solunum yoluna geçişinin önlenmesi
  • Gırtlağın ses çıkarma ve sifinkterik fonksiyonları, larynx kasları ile gerçekleştirilir.
  • Dokuz kıkırdaktan meydana gelir. Bu kıkırdaklar birbirleri ile birtakım bağlar ve kaslar ile bağlantılıdır.

SOLUK BORUSU (trachea)

  • Soluk borusu (trachea), yaklaşık 11-12 cm uzunluğunda, 2,5 cm çapında bir boru olup, gırtlak­tan ana bronşlara kadar uzanır.
  • Trachea’nın ana bronşlara ayrıldığı çatalı bifur-catio tracheae olarak adlandırılır.
  • Soluk borusu, kıkırdak ve bağ dokusundan yapılı bir çatıya sahiptir. Kıkırdak çatı U şeklindeki 16-20 adet kıkırdaktan yapılıdır. Bu kıkırdaklar, ligamenta annularia olarak adlandırılan bağ dokusu ya­pıları ile birbirlerine bağlanır. Kıkırdakların U şeklinde olması nedeniyle soluk borusunun arka bölü­mü kıkırdaktan yoksundur. Burası, düz kas (m.trachealis) lifleri, mukoza ve bağ dokusu ile kapatıl­dığından membranöz duvar (paries membranaceus) olarak adlandırılır.

BRONŞLAR (bronchi)

  • Trachea’nın bifurcatio trachea‘da iki dala ayrılması ile alt solunum yollarının bronş bölümü baş­lar.
  • Akciğer dışı bronşlar
  • Akciğer içi bronşlar

AKCİĞER DIŞI BRONŞLAR: Sağ ve sol olarak iki ana bronş vardır.

  • Sağ ana bronş (bronchus principalis dexter): Sağ ana bronş, sol ana bronşa göre daha geniş, daha kısa ve daha dik seyirlidir.
  • Sol ana bronş (bronchus principalis sinister): Sol ana bronş, sağ ana bronşa göre daha dar, daha uzun ve daha horizontal seyirlidir.

AKCİĞER İÇİ BRONŞLAR: Lober ve segmental bronşlar akciğer içi bronşlar olarak adlandırılır. Sağ ana bronş 3, sol ana bronş 2 lober bronşa ayrılır. Lober bronşlar da her bir akciğer de 10’ar adet segmental bronşa bölünür.

SOLUNUM ORGANI-AKCİĞERLER (pulmones) (LUNG)

  • Akciğerler (Lat. pulmo, Gr. pneumon), göğüs boşluğunda büyük damarlar ve kalbin yan tarafla­rında yer alan, solunum havası ile kan arasındaki    gaz alış – verişini gerçekleştiren çift organıdır.
  • İki akciğer arasında, kalp, yemek borusu, soluk borusu ve büyük damarların yer aldığı mediastinum adı verilen bir orta bölüm bulunur.
  • Her bir akciğer, plevra adı verilen çift katmanlı bir membranın oluşturduğu bir kese içinde yer alır. Bu membranın, akciğerin dış yüzünü saran katmanına visseral plevra, göğüs kafesinin iç yüzünü döşeyen katmanına parietal plevra, iki yaprak arasında kalan, dış ortamla ve akciğer içi hava siste­mi ile bağlantısı olmayan, negatif basınca sahip boşluğa da plevral boşluk (cavitas pleuralis) denir.

 

 

 

 

  • Akciğerler, süngerimsi yapıda hafif organlardır. Bir kere havalanmış bir akciğer/akciğer dokusu suda batmaz (ölü doğan çocuğun akciğeri suda batar).
  • Akciğerler ellendiği zaman içindeki hava ne­deniyle çıtırtı (krepitasyon) sesi çıkarır. Kapalı ve negatif basınca sahip plevral keselerden çıkarıl­dıklarında büzüşür; bu duruma akciğer kollapsı denir.
  • Akciğerlerin büyüklüğü, göğüs kafesinin büyüklüğüne bağlıdır.
  •  Bu ilke ile değişik kişi ve cinsteki (kadın-erkek) farklılıklar açıklanabilir.
  • Kadınlarda, erkeklere nazaran daha küçüktür. Bir kişinin sağ akciğeri, sola göre % 10 oranında daha büyüktür.
  • Akciğerlerin birbirlerine bakan yüzeleri facies medialis adını alır. Bu yüzler arasında kalp oturur.
  • Medial yüzlerde bu organlara girip çıkan oluşumların (damarlar, sinirler ve hava yolları) içeriye sokuldukları geniş açıklıklar bulunur. (hillus pulmonis)
  • Akciğerler bir takım derin yarıklar ile loblara ayrılmıştır.
  • Böylece sağda üç, solda iki akciğer lobu oluşur.
  • Sağda lobus superior, lobus medius, lobus inferior.
  • Solda sadece lobus superior ve lobus inferior olmak üzere ana bölünmeler meydana gelir.

 

 

  • Broncuslardan itibaren hava yollarının akciğer içinde dallanmaları;
  • Bronchus
  • Bronchiolus
  • Alveoller (alveoli pulmonalis)

Şeklindedir.

THORAX BOŞLUĞU, MEDİASTENUM, PLEVRA

  • Önden göğüs kemiği (sternum), arkadan torakal vertebralar yanlardan ise costalar ile çevrilmiş ve alttan diaphragma ile kapatılmış olan boşluğa thorax (göğüs boşluğu) denilir.
  • Boşluğu çevreleyen duvarları iç yüzden döşeyen ince örtü plevra parietalis, boşluk içindeki önemli kısımları saran kısım ise plevra visseralis adını alır.
  • Plevra yaprakları arasında kapiller bir boşluk bulunur. Bu boşluk normal olarak seröz bir sıvı ihtiva eder.
  • Herhangi bir nedenle plevra boşluğuna hava girecek olursa veya bu boşluktaki sıvı artacak olursa visseral ve parietal plevra yaprakları birbirinden uzaklaşır. Olayın bu şekilde gelişmesi solunumu ileri derecede engeller.
  • Thorax üç esas boşluğa ayrılır.
  • Sağ plevra boşluğu (içinde sağ akciğer yer alır)
  • Sol plevra boşluğu (içinde sol akciğer yer alır)
  • Mediastenum

-Ön mediasten boşlukta; kalp, timus

-Arka mediasten boşlukta;yemek borusu, damar ve sinirler yer alır.

Sindirim Sistemi

Büyük moleküllü besinlerin (nişasta, protein ve yağ) enzimler yardımı ile parçalanarak, hücre zarından geçebilecek kadar küçülmelerine SİNDİRİM denir.

Su, madensel tuzlar ve vitaminler küçük molekül olduğundan hücre zarından rahat geçer. Bu nedenle sindirilmezler.

Sindirim Yolu ve Bununla İlgili Yardımcı (Aksesuar) Bezler

Sindirim yolu yaklaşık 9 m. uzunluğundadır. Ağızdan başlar ve anüs ile sonlanır.

Sindirim sistemi 2 temel kısma ayrılır.

  • Sindirim kanalı
  • Ağız
  • Yutak (pharynx)
  • Yemek borusu (oesophagus)
  • Mide (gaster)
  • İnce barsaklar (üç kısımdan meydana gelir: duodenum, jejunum, ileum)
  • Kalın barsaklar (bu da üç kısımdır: sekum, kolon, rektum).
  • Eklenti organları veya aksesuar sindirim bezleri
  • Tükrük bezleri, karaciğer ve pankreastan oluşurlar. Bunlar sindirim yolunun bir parçası olmayıp, salgıları sindirime yardımcı oldukları için bu sistem içinde ele alınırlar.

Sindirim İşlemleri

Bu mekanizma dört şekilde kategorize edilebilir: ***öğütme,sindirim,emilim,atılım***

  • Birincisi; gıdanın ağız içerisinde geçirdiği safha olup öğütme safhası olarak isimlendirilir.

Bu safhada, ağza alınan besinler önce çiğnenir, tükrük yardımıyla yumuşatılır ve sonra da yutulurlar.

  • İkincisi; sindirim yoluna ismini veren olayın geçtiği sindirim safhasıdır. Bu periyotta, büyük moleküllü parçalar enzimler yardımıyla küçük moleküllere parçalanırlar.
  • Üçüncüsü, emilim (absorbsiyon) safhasıdır. Sindirilmiş gıdalar barsak duvarlarından emilerek kan ve lenf içine taşınırlar.
  • Dördüncüsü; vücuttan atılım (ıtrah, eliminasyon) safhasıdır. Sindirilmemiş ve
    emilmemiş besin maddeleri, artık maddeler halinde vücuttan uzaklaştırılır. Bu artık
    maddere feçes

AĞIZ (cavitas oris)          :              Besin maddelerinin sindirim kanalına alındığı yer olan ağız, mekanik ve kimyasal sindirimin de başlangıç yeridir. Sindirim kanalının eklenti organlarından olan tükrük bezleri, salgılarını (saliva = tükrük) ağız boşluğuna akıtırlar.

  • Mekanik sindirim: Yüksek yapılı canlılarda besinlerin dil, diş ve kaslar yardımı ile küçük parçalara ayrılmasıdır. Böylece besinlerin sindirim yüzeyi artırılır. İnsanda ağız ve midede gerçekleşir.
  • Kimyasal sindirim: Enzim ve su kullanılarak besinlerin hücre zarından geçebilecek yapı taşlarına parçalanmasıdır. İnsanda ağız, mide ve ince bağırsakta gerçekleşir.

YUTAK (Farinks, Pharynx)

  • Yukarıdan burun boşluğu, aşağıdan da ağız boşluğu ile bağlantılı organdır. Kas ve zarlardan yapılmıştır.
  • Hem solunum hem de sindirim sisteminin bir bölümü olarak işlev görür.
  • Yukarıda ve önde burun ve ağız boşlukları ile bağlantılı olan bu yapı, aşağıda ise doğrudan doğruya yemek borusu (özofagus) ile devam eder.
  • Üç önemli kısma ayrılır.
  • Burun bölümü (Nasopharynx)
  • Ağız bölümü (Oropharynx)
  • Larenks bölümü (Laryngopharynx)

 

 

 

 

YEMEK BORUSU (Özefagus, Oesophagus)

  • 25-30 cm. uzunluğunda olan özefagus mide de
    sonlanır ve üç kısımda incelenir.
  1. Servikal parçası (pars cervicalis): Boyunda, orta hat üzerindedir. Soluk borusu (trakea) ve tiroid bezi, özefagusun önünde yer alır.
  2. Torakal parçası (pars thoracica): Göğüs boşluğunda yer alan bu kısım, kalbin ve trakeanın arkasında, torakal vertebraların ön kısmında bulunur. Kısaca bu parça arka mediastinumda yer alır.

3.Abdominal parçası (pars abdominalis): Diafragmadan geçerek midenin kardiasında sonlanan küçük parçasıdır.

 

MİDE (Ventriculus, gaster)

  • Karın boşluğunun sol üst kısmında, diafragmanın hemen altında yerleşen
    mide aynı zamanda sindirim yolunun en genişlemiş kısmıdır. Hem yemek borusu
    ile birleştiği kısımda, hem de duodenuma (oniki parmak barsağı) açıldığı yerde iki
    sfinkter mekanizmasına sahiptir.
  • Mide,sindirim sisteminin en geniş kısmıdır. “ j “ şeklinde kaslı bir bezdir.
  • Alınan besini depolamak için genişler. Besini sıkıştırır,ezer ve mide duvarında üretilen asit ve etkili sindirim sıvıları ile karıştırır.
  • Besini kremsi bir sıvı haline geçirir ve ince bağırsağa gönderir.
  • Kardianın solunda kalan kubbe şeklindeki fundus kısmı (fundus ventriculi).
    Bu parçada genel olarak hava bulunur.
  • Mide cismi (corpus vetriculi).
  • Altta sağa doğru uzanan pilor kısmı (pars pylorica).

İNCE BAĞIRSAKLAR (Intestinum tenue)

  • İnce barsaklar 5-6 m. uzunluğunda, yaklaşık 4 cm. genişliğinde olup duodenum, jejunum ve ileum olmak üzere 3 kısımda incelenir.
  • İnce barsakların iç yüzü villus adı verilen parmak şeklinde küçük çıkıntılarla doludur.
  • Villuslar, sindirim ve emilime yardımcı olurlar. Sindirimin büyük kısmı mideden çok duodenumda olur.

KALIN BAĞIRSAKLAR (Intestinum crassum)

  • Kalın barsağın ortalama uzunluğu 120-150 dir. Çekum, kolon ve rektum olmak üzere üç kısma ayrılır.

Kalın bağırsakların fonksiyonu

  • Tuz (sodyum) ve su absorbsiyonu (emilimi).
  • Bakteri üretimi. Üreyen bu bakteriler barsak florasını meydana getirirler. K vitamini ve bazı B kompleks vitaminlerini bu bakteriler üretir.
  • Sindirilmemiş ve emilmemiş (absorbe edilmemiş) besinlerin ve atıkların uzaklaştırılması (atılması). Aynı şekilde safra pigmentleri de barsak yoluyla
    atılır. Bu nedenle feçes rengini safra pigmentlerinden alır.

 

 

 

 

SİNDİRİM KANALININ EKLENTİ ORGANLARI

Tükürük Bezleri

Ağız boşluğunu kaplayan mukozada çok sayıda

büyük-küçük tükrük bezi mevcuttur.

Bunlardan üç çifti büyük tükrük bezlerindendir. Bunlar:

Parotis bezi (gl. parotidea)

Submandibular bez (gl. Submandibulars)

Sublingual bez (gl. Sublingualis)

KARACİĞER                                       :

Yetişkin bir insanda ortalama 1,5 kg. ağır-
lığında, koyu kahverengi, gevrek (travmada kolayca yırtılabilir) bir organdır.

KARACİĞERİN GÖREVLERİ          :

  • Artık zehirli ürün olan amonyağı daha az zehirsiz olan Üre ve Ürik aside dönüştürür.
  • Kan şekerini ayarlar.
  • SAFRA (öd sıvısı ) salgılar.
  • Yıpranan alyuvarları parçalar.
  • Vücut ısısını ayarlamada yardımcıdır.
  • Pıhtılaşmada yardımcı olan protrombin ve fibrinojeni sentezler.
  • Fazla proteinleri,karbonhidrat ve yağlara dönüştürür.
  • A,D,K vitaminlerini,yağları , aminoasitleri,bazı mineralleri depo eder.

 

 

 

SAFRA KESESİ    :

  • Safra kesesi,armut şeklinde bir torbadır ve uzunluğu yaklaşık 10cm’dir.
  • Karaciğerin karşısına yerleşmiştir ve Safra denilen donuk yeşilimsi bir sıvıyı saklar
  • Safra,karaciğer tarafından üretilir ve sindirimin hızlandırılmasına yardım etmek için ince bağırsağa geçer.

PANKREAS         :

  • Pankreas,1,5 cm uzunluğunda olan,midenin arkasında bulunan geniş bir bezdir.
  • Pankreas hücrelerinin çoğu enzim denilen sindirim maddeleri üretir. Bunlar pankreas kanalından ince bağırsağa doğru akar ve besini parçalamaya yardımcı olur.
  • Pankreasta ayrıca glukojen ve insülin adı verilen iki hormon salgılayan hücre vardır.
  • Bu iki hormon,kandaki şeker seviyesini düzenlemede önemli roller alırlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DUYU ORGANLARI (0rgana Sensuum)

 

 

 

  • Dokunma Organı
  • Görme Organı
  • İşitme ve Denge Organı
  • Koku Organı
  • Tat Organı

DOKUNMA ORGANI (Organum Tactus)

  • Dokunma duyusu ile ilgili esas organ deridir. Ancak deri ile birlikte bu yapının oluşumu içinde yer bulan kıllar ve tırnaklar da aynı görevi yüklenmişlerdir.
  • Deri ile sıcak soğuk, dokunma ve ağrı duyuları alınarak belli yollar üzerinden merkeze taşınır. Bu duyuların alınması için derinin belli ve uygun yerlerinde reseptör yapılar oluşmuştur. Reseptörler mekanik, termik ve kimyasal uyarıları alabilecek özellikte bir çeşitlilik gösterirler.
  • Deri aynı zamanda vücut sıvısının ayarlanması ve yüzey kurluğunun düzenlenmesi bakımından da önemli görevler yüklenir.
  • Yapısı içinde özel oluşmuş bazı elemanlar da bulunur. Salgı bezleri, kıllar ve titrek tüyler, tırnaklar bu oluşumlara örnektir.

GÖRME ORGANI (Organum Visus)

  • Görme ile ilgili duyuların alınmasında esas organ gözdür. Ancak alınan duyuların değerlendirilmesi beyindeki ilgili merkezlerde yapılır.
  • Görme duyusunun alınmasında görevli bölüm iki kısma ayrılarak incelenir.
  • Reseptör bölüm olarak göz küresi (bulbus oculi) ve alınan duyuları beyne nakleden yol (N. Opticus)
  • Gözün koruyucu elemanları ve hareketlerinde yardımcı oluşumlar (orbita, göz kapakları, conjunctiva, gözyaşı bezi ve gözün kasları)
  1. Göz Küresi (Bulbus Oculi)
  • Göz küresi orbita içinde yer bulmuş küre şeklinde bir yapıdır. Ön tarafında dışarıya doğru hafifçe çıkıntılı, saat camını andırır bir kısmı vardır (cornea).
  • Arka kutbun iç yan tarafından, görme siniri (N. Opticus) ayrılır. Bu sinir geriye doğru bir gidişle kendi adı ile tarif edilen kanala (canalis opticus) sokulur. Göz küresi orbita içinde iken etraftan yağ ve bağ dokusundan oluşmuş bir kütle ile kuşatılmıştır.
  • Her iki yandan gelen ve canalis opticus’dan geçerek kafatası içine dahil olan N. Opticus kısa bir gidişten sonra; hipofiz bezinin önlerinde birbirleri ile çaprazlaşarak kesişirler. Bu çarprazlaşmada bazı lifler çapraza katılırlar, bazıları ise bu kurala uymazlar.
  • Böylece çapraza uyan ve bir yandan gelen lifler öteki yana geçmiş olurlar. Bu yapılaşma iki göz ile tek görmeyi sağlar.
  • Göz küresi dıştan içe doğru olmak üzere üç esas tabakadan meydana gelmiştir. Bu üç tabaka;

-Dış tabaka:Sclera

-Orta tabaka:Choroidea

-İç tabak: Retina

  • Dış tabaka (Sclera); oldukça sağlam ve kirişsi bir yapı gösterir. Göz küresinin büyük kısmını örterek koruyuculuk yapar. Göz küresinin ön kısmındaki çıkıntılı cornea kısmı cam renginde ve damarsız durumdadır.
  • Orta tabaka(koroid), ise oldukça ince bir yapıdadır. Pigment hücreleri ve damarlardan oldukça zengindir.
  • Dış tabaka (Retina), Burada görme ile ilgili duyuları alan reseptör hücreler bulunur. Retina tabakasının her tarafından başlayan ince sinir uzantıları bir araya gelirler ve arkada görme sinirini (N. Opticus) oluştururlar.
  • Dışarıdan retina üzerine kadar gelen ışık, yolu üzerindeki ışığı kıran üç ayrı ortamdan geçerek ilerlerler. Bunlar gözün ön ve arka kameraları, Corpus vitreum ve lens adı verilen yapılardır.
  • Lens retina üzerine düşen ışık miktarını ayarlar. Işığa göre lensin yapısında meydana gelen fonksiyonel değişikliğe «akkomadation» denir.
  • Göz küresinin iç boşluğunun büyük kısmı jelatinöz yapıdaki Corpus vitreum tarafından doldurulmuştur.
  • Ön ve arka kameralarda ise açık renkli akıcı bir sıvı vardır. Her iki kamera iris tarafından ayrılmış gibidir. Ancak ortada pupilla ile irtibatlıdırlar. Bu irtibat dolayısı ile kameralar arasında sıvının sirkülasyonu meydana gelir.

Gözün Koruyucu Elemanları ve Hareketlerinde Yardımcı Oluşumlar

  • Alt ve üst göz kapakları; Gözün kapatılmasını sağlar. Göz kapaklarının iç yüzü bağ dokusundan oluşmuş sağlam yapılı bir örtü ile döşenmiştir. (conjunctiva) Bu örtü devam ederek daha ilerde göz küresine atlar.
  • Gözyaşı bezleri; Orbitanın üst dış köşesinde yer alır. Bu bezlerin salgıladıkları sıvı göz kapaklarının hareketleri ile bütün göz küresini yıkar ve gözün iç köşesindeki gözyaşı havuzunda toplanır. Göz yaşının bir kısmı dışarıya akarken bir bölümü de dar bir kanal aracılığı ile burun boşluğuna nakledilir.
  • Ter ve Yağ bezleri; Göz kapaklarının serbest yanlarında bulunur. Burada aynı zamanda kirpikler de yer alır. Bu yapılar gözü yabancı maddelere ve aşırı sıcağa karşı korurlar.
  • Göz Kasları; Göz küresinin hareketleri altı kas tarafından sağlanır. Orbitanın kemik duvarlarından başlayan bu kaslar, göz küresi üzerinde değişik yerlerde scleraya tutunarak sonlanırlar.

 

İŞİTME VE DENGE ORGANI

(Organum Vestibulocochlear)

  • İşitme ve denge ile ilgili yapılar temporal kemik içinde, iç kulak bölümünde bulunurlar.
  • Her iki kısma ait sinir uzantıları da VIII. Kafa çiftini (N. Vestibulocochlearis ) oluşturmak üzere birleşir.
  • Kulak yapısı;

Dış Kulak: Auris externa

  • Kulak kepçesi…………………Auricula
  • Dış Kulak Yolu (açıklığı)….Meatus acusticus externus
  • Kulak zarı ……………………..Membrana tympani

Orta Kulak: Auris media

  • Orta Kulak Boşluğu……………Cavum tympani
  • Kulak kemikçikleri……………..Ossicula auditus
  • Östaki borusu……………………Tuba auditiva
  • Komşu boşluklar……………….Celulae mastoidea

İç Kulak: Auris interna

  • Kemik Labirent………Labyrinthus osseus
  • Zar labirent…………Labyrinthus membranaceus
  • Zar labirent, kemik labirent içinde yer almıştır ve tamamen kemik yapının şekline uygun form gösterir. Birbirleri ile ilişkili fakat her taraftan kapalı bir geçit sistemi oluştururlar. Endolimfa ve perilimfa adı verilen sıvılar burada bulunur.
    • Dış kulak ile orta kulak timpan zarı ile ayrılır. Orta kulaktaki küçük üç adet kemikçikten malleus adını alan kemik timpan zarı ile irtibatlıdır.
    • Stapes ise iç kulak duvarına irtibatlıdır.
    • Her iki kemik arasında da Incus adı verilen kemik bulunur. Böylece dış kulak yolundan gelen ses dalgaları timpan zarından malleusa aktarılır.

KOKU ORGANI (Organum Olfactus)

  • Koku organının reseptör hücreleri burun boşluğu içinde Burun tabanı ve burun bölmesi ile, yan duvarları üzerinde yaklaşık 4-6 cm2 lik bir alan üzerine dağılmış spesifik hücrelerdir. Bu sahaya regio olfactoria adı verilir.
  • Burun boşluğunu döşeyen mukozanın tamamı koku ile ilgili değildir. Daha büyük kısmı solunum ile ilgilidir. Bu kısma ise regio respiratoria denir.
  • Koku bölgesi mukozasında özellikle sarı-kahverengi pigment depo edilmiştir. Bu bakımdan solunum ile ilgili bölgelere göre biraz daha koyu renkte görülür.
  • Koku duyusunu alarak merkeze götüren Nervus olfactorius bu bölgedeki spesial hücrelerden başlar.
  • Geriye doğru bir uzanışla etmoid kemikten geçerek kafatası içine dahil olurlar.
  • Burada beynin frontal lobunun alt yüzünde bulunan ve bulbus olfactorius adı verilen şişkince yapının içine sokularak ilk sonlanmalarını yaparlar.

TAT ORGANI (Organum Gustus)

  • Tad alma işi ile görevli organlar dilin mukoza örtüsü içinde bulunur. Dilin değişik bölümlerinde bulunan çıkıntılar (papilla) içinde yerleşmişlerdir. Bunlara tat tomurcukları (caliculi gustatorii) adı verilir.
  • Büyük kısmı dilin üzerinde olmakla beraber damakta, epiglotta ve özofagusun üst bölümlerinde de tat tomurcuğu bulunur. Bunlar kimyasal reseptörlerdir.
  • Tomurcuklar yolu ile alınan tat duyusu, beyindeki merkeze değişik sinirler üzerinden taşınır.
  • Dilden alınan duyuları esas itibarı ile chorda timpani adı verilen sinir nakleder. Böylece daha ileride görevi Nervus Facialis yüklenir. Ancak N. Glossopharingeus (IX) ve N. Vagus (X) üzerinden de beyne tat duyusu nakledilir.
  • Ağızdaki tat tomurcukları yardımı ile; acılı, tatlı, ekşi ve tuzlu olmak üzere dört esas tat alınarak nakledilir.
  •  Papillalar bu duyulara göre özel yapı kazanmıştır. Buna göre bazı bölümlerde bazı duyular daha ön planda alınır. Örneğin dilin üst yan kısımlarından ekşi, arka kısmlarında acı, uç kısımlarından ise daha çok tatlı duyular alınır.

ÜROGENİTAL SİSTEM

1.ÜRİNER SİSTEM ORGANLARI

  • Böbrek
  • İdrar Yolu
  • İdrar Kanalı

2.GENİTAL SİSTEM ORGANLAR

  • Erkek Genital Organları
  • Kadın Genital Organları

Üriner Sistem

Bu sistemi meydana getiren organlarda idrar yapılır ve idrar ile birlikte diğer zararlı maddeler dışarıya atılır. Organlar;

  • Böbrek :              Ren
  • İdrar Yolu :              Ureter
  • Mesane             :              Vesica urinaria
  • İdrar Kanalı :              Urethra

 

 

 

 

  1. Böbrek=Ren
  • Vücutta bulunan çift organlardandır. Büyük bir fasulye şeklindedir. Karnın arka ve yan duvarlarında yer alır.
  • Sağlam bir kapsül ile kuşatılmıştır. Buna capsula fibrosa
  • Sol böbrek sağa göre daha yukarıdadır. Karın duvarına asılmışlardır.
  • Böbreklerin iç kenarlarında (medial kenar) derin bir çukur bulunur. Hilus renalis adı verilen bu kısımdan damarlar, sinirler ve idrar yolları böbreklere girer ve çıkarlar. Bu yapılar arasında limfa damarları da yer alır.
  • Topografik olarak düşünülürse idrar yolları hilus renalis’de diğer oluşumların arkasında yer alır.
  • Uzunlamasına yapılan ve ikiye kesilerek ayrılan bir böbrekte, iki ayrı tabaka açık olarak görülür.
    • Cortex renis : Daha ince olan dış tabakadır. Nefronlar böbreğin korteksinde bulunur.
    • Medulla renis : Böbreğin büyük kısmını oluşturan iç tabakadır.
  • Columna renales ;              Böbrek korteksinden başlayıp medulla renis içinde böbrek hilusuna doğru ilerleyen oluşumlara denir.
  • Papillae renales Böbreklerde hilus renalisde küçük piramid şeklindeki çıkıntılardır. Sayıları değişik olmakla beraber her bir böbrekte 8-10 adet civarı bulunurlar. Tepelerindeki 15-20 adet küçük deliklere foramina papillaria

1-            Böbrek piramidi

5-            Renal Hillum

6-            Renal Pelvis

7-            Üreter

8-            Minör Calyx

9-            Renal capsul

13-         Nefron

15-         Majör Calyx

16-         Papilla Renalis

17-         Columna Renalis

  • Böbreğin fonksiyonel birimi nefrondur. Bu yapılar böbreklerin idrar yapan birimleridir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon tane nefron bulunur.
  • Pek çok nefron ortak açılma kanalları ile böbrek papillaları üzerinde görülen deliklere irtibat kurarlar. Böylece yapılan idrar, idrar yollarının başlangıç yeri olan calices renaliste toplanır.

 

Böbrek Üstü Bezi (Glandula Suprarenalis)

  • Endokrin organlara aittir. Fakat böbrekle çok yakın ilişkisi vardır.
  • Bir kapşon gibi böbreklerin üst uçlarına oturmuş olarak bulunurlar.
  • Böbrekleri saran en dış örtü (facia) bezleri de sarar. Bu örtü böbreküstü bezlerine sıkıca yapışmış durumdadır.
  • Otonom Sinir Sisteminin sempatik bölümü üzerine uyarıcı etki yapan adrenalin burada üretilir.
  1. İdrar Yolu : Ureter
  • Böbreğin fonksiyonel birimi olan nefronlardan başlayan kanalcıklar, böbrek piramitlerinin tepelerinde küçük delikçikler ile irtibat kurarlar.
  • Foramen papillaria adı verilen bu küçük delikler aracılığı ile dışarıya atılacak idrar böbrek içinde ilk defa calises renales denilen küçük havuzlarda toplanır.
  • Bütün calises renalisler bir araya gelerek böbrek hilusunda pelvis renales adı verilen büyük idrar havuzunu oluştururlar. Bundan sonra pelvis renales, üreter (idrar yolu) ile devam eder. Bu yol üzerinden nakledilen idrar mesanede toplanır.
  • Üreter 30 cm kadar uzunluktadır. Pelvis renalisten başlayıp mesaneye kadar devam eder. Duvar yapısı oldukça kalındır.
  • Bütün uzunluğu boyunca üç yerde darlık yapar. Bu darlıklar klinik bakımdan önemlidir. Buralarda ve özellikle en dar yeri olan son kısmında, böbrek taşları çoğu zaman geçmez ve ağrılara sebep olur
  • Esas itibarı ile kas ve iç yüzü döşeyen mukoza örtüsünden oluşmuş bir duvar yapısına sahiptir.
  • Kas tabaka düz kas liflerinden meydana gelmiştir. Liflerin uzanış tarzları da içte longitudinal, dışta ise dairesel bir durum gösterir. Kas liflerinin bu uzanış özelliği, üreterde peristaltik hareketlerin yapılabilmesine imkan sağlar. Böylece idrar düzenli bir şekilde mesaneye nakledilir.
  • Her iki yandan gelen üreterler mesanenin arka yan taraflarından idrar kesesinin duvarına sokulurlar.
  • İki açılma deliği arasında yaklaşık 2-3 cm mesafe vardır.
  1. İdrar Kesesi=Vesica urinaria=Mesane
  • İçi boşluklu kas yapılı bir organdır. Ritmik hareketler ile üreter üzerinden iletilen idrar burada toplanır.
  • Toplanan idrar belli bir miktarı bulunca irade dahilinde dışarı atılır. Mesanenin doluluk durumu individuel olarak değişir. Mesanenin boşaltılması işleminde karın kaslarının basıncı da önemli rol oynar.
  • Erkekte mesanenin arka alt yüzü, bir bölümünden prostat ile komşuluk yapar. Yan kısımlarında ise meni kesecikleri (vesicula seminalis) bulunur.
  • Kadınlarda arka alt yüz uterusun servix kısmı ve daha aşağıda ise vaginanın ön yüzü ile komşuluktadır

 

 

  • Mesanenin iç yüzü resorpsiyon özelliği olmayan ince epitel yapılı bir tabaka ile döşenmiştir. Kas yapısı üç ayrı yönde uzanan düz kas liflerinden meydana gelmiştir.
  • En dış ve içteki lifler uzunluğuna ve ortadaki lifler ise sirküler olarak bir gidiş gösterirler.
  • Sirküler kas lifleri urethra’nın, mesaneden başlangıç deliği etrafında sıkı bir kas çemberi oluştururlar. (m. Sphincter vesicae internus)
  • Bu kas sayesinde idrarın dışarı atılması kontrol edilir.  Çünkü normal olarak ostium urethra internum (mesane başlangıç deliği) kapalıdır. Ancak idrarın atılması durumunda açılır.

 

  1. İdrar Kanalı=Urethra
  • Kadınlarda bu yapı çok kısadır. Sadece 3-5 cm kadardır. Vaginanın ön duvarına ve clitorisin arkasına açılır.
  • Erkek üretrası daha uzundur. Mesaneden ostium urethrae internum denilen açıklık ile başlar ve penis ucundaki ostium urethrae externum isimli delik ile sonlanır. Erkeklerde bu yol üzerine meni keseciklerinden (vesicula seminalis) gelen yollar açılır. Böylece idrar yolu ile üreme yolu birleşmiş olur.
  1. İdrar Kanalı=Urethra
  • Erkek üretrası uzunluğu boyunca arka, orta ve ön bölüm olmak üzere üç kısımda incelenir.
  • En uzun kısmını meydana getiren ön bölüm, bütünü ile penis içinde uzanan parçasıdır.

GENİTAL SİSTEM

1.Erkek Genital Organları (Organa genitalia masculina)

DIŞ GENİTAL ORGANLAR

  • Penis
  • Scrotum

İÇ GENİTAL ORGANLAR

  • Testisler
  • Epydidimis
  • Ductus Deferens
  • Vesicula seminalis
  • Prostat

Erkek  Dış Genital Organları

  1. Penis;
  • Silindirik bir yapıdadır. Çiftleşme ve idrarı dışarı atma gibi görevleri vardır. İdrar yolunun son kısmı penis yapısı içinde bulunur.
  • Penis cavernos bölüm ve supongios bölümden oluşur.
  • Cavernos yapılar; Penisin ereksiyonunda rol oynar. Kavernos bölümündeki küçük boşlukları birbirinden ayıran duvarlar düz kas ve elastik liflerden zengin bir yapı gösterir.

 

 

 

  • Kavernler arası bölmeler üzerinde küçük delikler bulunur. Penisin ereksiyonunda bu odacıklar (caverna) bu aralıklar sayesinde birbirleri ile bağlantı sağlar. Odacıklara dolan kanın sirkülasyonu da bu vasıtayla sağlanır.
  • Süngerimsi kısım; boşluklu bir yapı göstermesine rağmen kavernos yapının fonksiyonel tarzını tam olarak ortaya koyamaz ve ereksiyonda önemli rolü bulunmaz.
  • Bu kısım içinde idrar yolunun son parçası yer alır.
  • Penisin serbest kısmının büyük bölümünü cavernos yapılar meydana getirmiştir. Daha dar bir yapı halinde iki kavernos bölüm arasına ise spongios parça oturur.
  • Penisin serbest bölümü (pars libera penis)
    • Glans penis Dışarıdan görünür. Urethra uzanır
  • Dorsum penis Urethra Glans peniste sonlanır.
  • Penisin radix (kök) kısmı ise dıştan görülmez.
  • Penis derisi önde serbest bir bölüm ile sonlanır. Bu kısım glans penis üzerinde hareketli bir durum gösterir. Sünnet derisi(preputium) denen bu kısmın alt yüzünde toplanan bir takım ölü hücreler veya maddeler, temizliğin yapılmadığı durumlarda preputium iltihaplarına yol açar.

 

 

 

 

  1. Scrotum;
  • Uyluktan aşağıya doğru sarkan bir torba gibidir. Embriyonal dönemde aynı kaynaktan gelişen yapılar erkekte scrotum kadında ise labium majus olarak teşekkül eder.
  • Scrotum duvar yapısı ile özellik gösterir. Karın ön duvarının yapısını meydana getiren bütün yapıları scrotumun duvar yapısında görebiliriz.
  • Torba şeklindeki bu yapı içinde testisler bulunur. Sağ ve sol testisleri içine alan kısımlar ortadan bir bölme ile (septum scroti) iki ayrı kese oluşturmuşlardır.
  • Scrotum duvarının yapısı içinde, özellikle düz kas liflerinden meydana gelmiş ve aynı zamanda elastik lifler de taşıyan tabaka (tunica dartos) fonksiyonel öneme sahiptir.
  • Hassas yapıları vardır. Basınca dayanamaz ve fonksiyonlarını yitirirler. Burada üreme hücreleri ve önemli erkeklik hormonları yapılır. Scrotum içinde bir bölme ile birbirlerinden ayrılmış olarak bulunurlar. Aşırı sıcak ve soğuğa karşı da hassastırlar. Normal olarak gelişimini tamamlamış erkekte scrotumların içinde bulunmaları gerekir.

Erkek  İç Genital Organları

1.Testis (orchis);

  • Bazen çeşitli nedenler ile ya karın içinde ya da inguinal kanalda kalırlar. Bu durumda testislerin iç yapılarında önemli bozulmalar ortaya çıkar. Sonuç olarak da normal spermium yapılamaz. Bazı hallerde ise normal olarak testisler yerlerini almış olabilir.
  • Dışarıya çıkış yerine mediastinum testis adı verilir. Buradan aynı zamanda organa girip çıkan damar ve sinirler de geçer. Testislerde yapılan üreme hücreleri lobuslar içindeki kanallardan geçerek dışarıya nakledilirler ve epydidimis denilen yere ulaşırlar.

2.Epididimis (epydidymis);

  • Spermlerin dışarıya iletilmesini sağlayan yolun başlangıcını oluşturur. Testislerin arka yüzünden başlayarak konkav yüze doğru devam eder. Karşıdan bakıldığında bir virgül gibi görünüş ortaya koyarlar. Bütünlüğü içinde baş (caput), gövde (corpus) ve kuyruk (cauda) olmak üzere üç bölümde incelenir.
  • Epydidimis hazırlanmış olan spermiumlar için bir toplanma yeridir.
  1. Spermium Kanalı (ductus deferens=vas deference);
  • Yaklaşık 40-50 cm kadar bir uzunluğu vardır. Epididimisin kuyruk kısmının ucundan başlar ve testisin arka kenarı boyunca yukarıya doğru yükselir. Esas görevi spermiumların nakline hizmet etmektir. Duvar yapısı itibarı ile önemli kısmı kas tabaka oluşturur. İç ve dış longitudinal, ortada ise sirküler uzanan kas liflerinden düzenlenmiştir.
  • Her iki yanda başlayıp, scrotumlardan yukarıya doğru yükselen ductus deferensler yukarıya ve geriye doğru bir gidiş ile canalis inguinalis içine girerler.
  • Kanaldan sonra pelvis boşluğuna dahil olurlar. Yollarına devamla, prostat içinden geçip idrar kanalına (urethra) açılarak sonlanırlar.
  1. Meni keseciği (vesicula seminalis);
  • Prostat ile birlikte erkek genital organlarının aksesuar oluşumudur. İdrar kesesinin arka alt yüzü ile, rectumun ön yüzü arasında bulunur. Küçük bir kese şeklinde oluşmuş, bir çift organdır. Uzunlukları 4-5 cm, genişlikleri ise 2-3 cm kadardır.
  • Esas itibarı ile salgı yapan bir organdır ve bu yüzden de glandula vesiculos adı ile belirtilirler. Bunların yapmış oldukları salgı, spermiumların canlılığı için gereklidir.
  • Vesiculo seminalisler, spermiumları nakleden ductus deferenslerin sonuç kısımları ile dar bir boyun şeklinde birleşirler ve tek bir kanal haline geçerler. Bu birleşmeden sonra oluşan yeni kanala ductus ejaculatorius denir. Bu kanal yaklaşık 2 cm kadarlık bir uzunluk ile prostatı geçer ve urethraya açılır. Bundan sonra erkeklerde idrar yolları ile meni yolları tek ve müşterek olarak devam eder.

5.Prostat (prostata);

  • Erkek dış genital organları ile ilgili spesifik salgı bezidir. Kestane şeklinde olup urethra’nın arka kısmına oturmuştur.
  • Asıl yapısı içinde bol miktarda düz kas ihtiva eder.
  • Salgılarını urethraya akıtan, 20-25 adet bezin birleşmesi ile prostatın esas yapısı ortaya çıkar.
  • Erkek dış genital organlarının spesifik bezleri içinde kabul edilen bir diğer yapı ise glandula bulbourethralis adı verilen bezlerdir. Bunlara cowper bezleri de denir.

 

 

 

  • Koyu ve alkali özellikte salgı yaparlar. Bu salgı ejeculasyondan önce urethraya verilir. Böylece urethra mukozası üzerindeki idrar atıklarının nötralizasyonu sağlanır.

Kadın Genital Organları (Organa genitalia feminina)

DIŞ GENİTAL ORGANLAR

  • Labium majus pudendi
  • Labium minus pudendi
  • Clitoris
  • Bartholini bezleri
  • Vestibulum vaginae

 

İÇ GENİTAL ORGANLAR

  • Ovarium
  • Tuba uterina (Fallop Tüpleri)
  • Uterus
  • Vagina
  • Labium majus pudendi (büyük dudaklar)

1.Labium majus pudendi (büyük dudaklar)

Bu yapı erkeklerde scrotumlara tekabül eder. Her iki yandaki labiumlar önde ve arkada birleşerek sonlanırlar. Öndeki birleşme yerinin üst kısmında deri altında daha fazla deri tabakası toplanmıştır. Burada hafif bir kabarıklık meydana gelir. Bu kabarıklığa mons pubis adı verilir.

 

 

 

  1. Vestibulum Vaginea
  • Her iki labium majus arasında oluşan derin yarık vestibulum vaginae adını alır. Bu dar aralığa idrar yolunun son kısmı (üretra) ve vagina açılır.
  • Vestibulum vagina ile vagina arasında ince yapılı zarsı bir perde bulunur. Buna hymen

3.Labium minus pudendi

  • Vestibulum vagina adı verilen dar aralık her iki yandan tekrar dudak şeklindeki yapı ile çevrilmiştir. Bu küçük yapılar labium majus pudendinin altında saklanmış gibi dururlar. Normal olarak küçük dudaklar (labius minus pudendi) bu durumları ile dışarıdan görünmez. Fakat bazı ırklarda küçük dudakların büyüyerek dışarı taştığı da görülür.
  1. Bartolin Bezleri
  • İki küçük fasulye şeklinde olan bartolin bezleri de kadın dış genital organları içinde yer alır. Bunlara glandula vestibulares majores adı da verilir. Vestibulumun giriş kısmının hemen yakınında bulunurlar. Bu bezlerin salgısı vaginanın ıslaklığını ve kayganlığını sağlar. Bunlar spesifik salgı bezleridir.

 

 

 

 

 

 

 

Kadın İç Genital Organları

  1. Ovariumlar

Oval birer disk şeklindedirler. Pelvisin yan duvarlarında kendi isimleri ile bilinen küçük çukurlara oturmuştur.  Kesitlerinde dıştan kabuk yapısında bir tabaka ile iç kısımda yer alan gevşek yapıdaki diğer bölümlerden oluştukları görülür. Gevşek iç kısım kan damarlarından zengindir. Organların beslenmesi buradan sağlanır.

2.Uterus borusu(tuba uterina)

  • Döllenmenin yapıldığı ve döllenen yumurtanın geliştiği yerin her iki yanından başlayıp dışarı ve yukarı doğru uzanan boru şeklindeki organdır. 10-15 sm uzunluğunda ve yarım cm kalınlığında kas yapılı oluşumlardır. Uterusun üst köşelerinden başladıktan sonra her iki yanda karın boşluğuna serbest olarak açılarak sonlanır.
  • Sonlanma yeri oldukça geniş bir durum alarak huni şeklini andırır. Huninin açılan kenarından ise püskül görünümünde 10-15 adet çıkıntı ileriye doğru uzanır. Çıkıntıların çok önemli görevleri vardır. Ovariumdan çıkan yumurtayı bu ince çıkıntılar alır ve uterusun başlangıç kısmına iletirler.

3.Uterus

  • Sağlam bir duvar yapısına sahip, döllenmiş yumurtanın saklandığı haznedir. Daha sonra fetus de burada gelişir. Gelişim sırasında bütün ihtiyaçlar burada temin edilir. Nihayet doğum sırasında da yine bu haznenin fonksiyonları ile yavrunun dışarı çıkması sağlanır. Gebeliğin devamı süresince uterus zaman zaman değişiklik gösterir.
  • Büyüyen yavruya yer sağlamak için uterus hacmi ve duvarlarında önemli bir büyüme ortaya çıkar. Bu büyüme olayına duvar yapısındaki diğer oluşumlar da (damar ve sinirler) uyar.
  • Uterus dışarıdan bakıldığında armut şeklinde bir durum ortaya çıkar. Yapı itibarı ile kas oluşumlu organ olarak görülür. Pelviste mesanenin arkasında bulunur. Bu sırada vaginanın üstünde rektumun ise önündedir. Normal olarak boyun kısmında öne doğru hafifçe bükülmüş durumda bulunur. (anteflexion) Uterusun öne doğru bükülmüş bu pozisyonu normal pozisyonudur
  • Bazı hallerde arkaya ve yana bükülmüş pozisyonlarında da rastlanır.(lateroversion-retroversion) Retroversiyon uterusun en çok görülen değişik şeklidir. Bu durumda uterus ağzının normal yerinden uzaklaşması ile kısırlık ortaya çıkabilir.
  • Bulunduğu yerde uterusun normal durumunu devam ettirebilmesi için bazı önemli yapılar vardır. Teres uteri ve lig. Latum uteri adını alan sağlam bağlar bu hususta önemli iş görürler.
  • Bu yapıların sağlamlıklarını yitirmeleri ve diğer nedenler ile uterus bazen aşağılara kadar inebilir. Hatta vaginadan tamamen dışarı çıkabilir. Bu olaya prolabsus uteri adı verilir.
  1. Vagina
  • Yaklaşık 10 cm kadar uzunlukta kas ve bağ dokusundan oluşmuş bir organdır. Genişleyebilir özellik gösterir. Vaginanın yukarıdaki başlangıç kısmına bir eldiven parmağı gibi uterusun dar kısmı servix sokulur. Burası portio vaginali adını denir.
  • Aşağıda ise vestibulum vaginada vaginanın dışa açılma deliği hymen ile kapatılmıştır. Fonksiyonel olmadığı zamanlarda vaginanın deliği açık değildir. Ön ve arka duvarlar birbiri ile temas durumundadır.
  • Vagina yukarıda önde mesane arkada ise rectum ile yakın komşuluk durumundadır.

 

Benzer Yazılar

Sterilizasyon Uygulamaları

S-            Tarihi dönemde bilinmeden yapılan sterilizasyon uygulamaları nelerdir? C- Mumyalama, Tütsüleme, Tuzlama, Besinlerin ısıtılması, Baharat ilave edilmesi, İçme sularının kaynatılması, Hayvan pisliklerinin gömülmesi, Temas ile hastalıkların geçebileceği bilgisi, Ellerin dezenfeksiyonu işlemleri, tarihsel gelişim içinde izlenmektedir. S-            Asepsi nedir? C-           Belirli bir alan yada kullanılacak araç ve gereçleri  hastalığa neden olan mikroorganizmalardan (patojenlerden) arındırma durumu Devlerin...

Fizyoloji nedir

S-            Fizyolojiye girişin ilk adımı? C-           Büyük ve küçük kan dolaşımını bulunması. Bu durum fizyolojiye girişin ilk adımıdır. S-            Ülkemizde fizyoloji ile ilgilen ilk bilim adamı kimdir? C-           Dr. Mehmet Şakir Paşa’dır. S-            Fizyolojinin tanımı nedir? C-           Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine getirildiğini inceleyen devlerin aşkı bilim dalıdır. S-           ...
Makale'ye Yorum Yapın

SPONSORLAR

FACEBOOK TAKİP EDİN