Fizyoloji nedir | Devlerinaski.com Devlerin Aşkı Devlerinaski

Fizyoloji nedir


  • sağlık
  • 27 Nis 2016
  • devlerinaski
  • Okunma
  • Yorum Yok

S-            Fizyolojiye girişin ilk adımı?

C-           Büyük ve küçük kan dolaşımını bulunması. Bu durum fizyolojiye girişin ilk adımıdır.

S-            Ülkemizde fizyoloji ile ilgilen ilk bilim adamı kimdir?

C-           Dr. Mehmet Şakir Paşa’dır.

S-            Fizyolojinin tanımı nedir?

C-           Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine getirildiğini inceleyen devlerin aşkı bilim dalıdır.

S-            Homeostoz nedir?

C-           Vücut iç dengesinin genel tanımıdır.

S-            Hücreler genel olarak kaça ayrılır?

C-

  1. Kas Hücreleri
  2. Sinir Hücreleri
  3. Epitel Hücreleri
  4. Bağ Dokusu (Konnektif Doku) Hücreleri

 

 

 

S-            Dokular genel olarak kaça ayrılır?

C-           Özelleşmiş hücre topluluklarıdır.

  1. Kas Dokusu
  2. Sinir Dokusu
  3. Epitel Dokusu
  4. Bağ Dokusu (Konnektif Doku)

 

S-            Dört çeşit yapıyı da barındıran yapılara ne denir?

C-           Organ.

S-            Birtakım organların bir araya gelerek birlikte işlev görmesi nedir?

C-           Organ sistemi denir.

S-            Ekstrasellüler sıvı ne demektir?

C-           Hücre dışı sıvı demektir.

S-            Ekstrasellüler sıvı ile İntraselüler sıvı arasında farklılıklar nelerdir?

C-           Ekstrasellüler sıvı çok miktarda sodyum, klor ve bikarbonat iyonu bulundurur. – İntrasellüler sıvıda, büyük miktarda potasyum, magnezyum ve klor iyonları bulunur.

Ayrıca ekstrasellüler sıvıda  hücreler için gerekli oksijen, glikoz, yağ asitleri  gibi besinler içerir. Ayrıca hücrelerden atılmak üzere akciğerlere taşınan karbon dioksit ve böbrekler yoluyla ekstrete edilecek diğer hücresel artıklar da ekstrasellüler sıvı içinde yer alır

S-            Ekstraselüler sıvı taşıma sistemi ve dolaşım sitemi nasıldır?

C-           Ekstrasellüler sıvı vücudun tüm bölgelerinde iki aşamada dolaşır:

  • aşamada kanın dolaşım sisteminde tekrar tekrar dolaşması gerekir.
  • aşamada ise sıvı kan kapilleriyle hücreler arasında dolaşır.

Dinlenme halinde olan bir insanda dolaşım sisteminde yer alan bütün kan, tüm sistemi 1 dakikada dolaşır.

S-            Ekstrasellüler sıvıdaki maddelerin kaynakları nelerdir?

C-

  • SOLUNUM SİSTEMİ                 :              Kan, alveolerden geçerken oksijen tutar, böylece hücrelerin gereksindiği oksijen sağlanır.
  • GASTROİNTESTİNAL SİSTEM :              Kalbin pompaladığı kanın büyük bölümü gastrointestinal sistem organlarının çeperlerinden de geçer. Burada karbonhidratları, yağ asitlerini ve aminoasitleri içeren çözünmüş besinler ekstrasellüler sıvıya absorbe edilir.

 

 

 

S-            Metobolizma artıklarının uzaklaştırılma yöntemleri nelerdir?

C-

  • KARBON DİOKSİDİN AKCİĞERLER TARAFINDAN ATILMASI:
    • Kan akciğerlerde oksijen tuttuğu sırada, karbon dioksit kandan alveol havasına geçer.
    • Solunum hareketleriyle alveol havasının içeri ve dışarı taşınması karbon dioksidin atmosfere verilmesini sağlar.
    • Karbon dioksit metabolizma sonucu en fazla miktarda oluşan son üründür.
  • BÖBREKLER
    • Kan böbreklerden geçerken hücrelere gerekli olmayan üre, ürik asit, ekstrasellüler sıvıda birikebilecek fazla su ve iyonlar gibi maddelerin çoğu plazmadan uzaklaştırılır.
    • Böbrekler bu işi yaparken önce çok miktarda plazmayı glomerüllerden tubuluslara süzerler, daha sonra vücuda gerekli olan glikoz, aminoasitler, yeterli miktarda su ve iyonların büyük bölümü geri emilir.
    • Üre, Ürik asit gibi maddeler ise renal tübuluslardan idrara geçer.

S-            Vücut işlevlerinin düzenlenmesinde rol alan faktörler nelerdir?

C-

  • SİNİR SİSTEMİ: Sinir sistemi üç temel bölümden oluşmuştur:
    • duysal girdi (input) bölümü,
    • merkezi sinir sistemi bölümü(integratif bölüm) ve
    • motor çıktı (output) bölümü.
  • HORMONAL SİSTEMLE DÜZENLEME: Hormonlar ekstrasellüler sıvı içinde tüm vücuda dağılır ve hücresel işlevlerin düzenlenmesine yardımcı olurlar.
    • Tiroid hormonu bütün hücrelerde kimyasal reaksiyonların çoğunun hızını artırır. Tiroid hormonu bu yolla vücut aktivitesinin temposunun oluşumuna yardım eder.
    • İnsülin, glikoz metabolizmasını kontrol eder.
    • Adrenokortikal hormonlar, sodyum ve potasyum iyonlarını ve protein metabolizmasını kontrol eder
    • Paratiroid hormonu ise kemik kalsiyum ve fosfatını kontrol eder.

 

S-            Hücre nedir? Hücrenin özellikleri nelerdir?

C-           Canlıların genel yapı ve fonksiyon taşıdır. Dışarıdan aldığı maddeleri ihtiyacı doğrultusunda işleyen, yeniden sentezleyen, bu maddeleri parçalayıp enerji sağlayabilen, kendinin aynısını meydana getirebilen, sonraki kuşaklara özelliklerini aktarabilen en küçük yapı birimidir

S-            Hücre nasıldır? Kaça ayrılır?

C-           Hücre canlıdan canlıya değişim göstermektedir. Prokaryot ve Ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır.

s-            Ökaryot hücre nedir?

C-           Belirlenmiş bir çekirdeğe sahip, çift zarla çevrili organallere sahiptir. 3 temel özelliği vardır, Hücre zarı, çekirdek, sitoplazma.

S- Prokaryot hücre nedir? Özellikleri nelerdir?

C- Zarla çevrili çekirdekleri olmayan, çift zarla çevrili organelleri olmayan, protein sentezinin yapıldığı “ Ribozom granülleri, DNA, RNA “ stoplazmada dağınık bulunan, hücredir.

S-            Ökaryot ve prokaryot hücre arasında ki farklılar nelerdir?

C-

 Devlerin Aşkı Prokaryotik hücre Ökaryotik hücre
DNA’da histon Yok Var
Çekirdek zarı Yok Var
Zarla çevrili hücre organelleri Yok Var
Hücre zarı Var Var
Hücre duvarı Var Yok

 

S-            Stoplazma nedir?

C-           %75 i su ve geri kalanı; protein, şeker, yağ, enzimler, hormonlar, mineraller ve iyonlardan oluşur.

s-            Hücre içindeki organaller nelerdir?

c-            Sentrozom, mikroflamanler, ribozom, golgi cisimciği, mikrotübüller, mitekondri, lizozom ve E.R.

S-            Mitokondri Nedir?

C-           Oksijenli solunum yapan tüm canlıların hücresinde bulunan, DNA sı olduğundan kendi kendini eşleyebilen, Enerji ihtiyacı fazla olan hücrelerde sayısı fazla olan, bölünerek değil tomurcuklanarak çoğalan organeldir.

S-            Endoplazmik Retikulum Nedir?

C-           Hücre zarı ile çekirdek zarı arasında madde iletimini sağlayan yapı.

S-            ER çeşitleri nelerdir? Ve Özellikleri?

  • Düz ER : Sitoplazmik yüzeyinde RİBOZOM lar içermez.
  • Granüllü ER : Sitoplazmik yüzeyinde ribozomlar vardır, zara prtoteinler ve fosfolipitler ekleyerek büyümesini ve transport veziküller ile paketlenmiş ürünlerin taşınmasını sağlar.

S-            Golgi Aygıtı Nedir?

C-           Yassı keseciklerden oluşan ER gelen salgıları işleyip stoplazma içine kesecikler Halide salgılanarak lizozomları oluşturur. ER ve GA hücre ve çekirdek zarının üretiminde birlikte rol alır.

S-            Ribozom Nedir?

C-           Ribozomal RNA (rRNA) ve proteinlerden yapılmış, hücrenin protein sentezi yerleridir. Virüsler hariç tüm hücrelerde bulunur.

 

S-            Lizozom Nedir?

C-           Kuvvetli sindirim enzimleri içeren organellerdir.

S-            Lizozomun etki şekilleri nelerdir?

C-           Lizozomlar etkilerini üç şekilde gösterirler;

  • Otophagy (otofaji) :              Hücrenin işe yaramayan kendi organellerinin yine kendisi tarafından ortadan kaldırılması,
  • Otolysis (otolizis) :              Zamanla yaşlanan ya da içi partikülle dolan lizozomların parçalanıp içeriğinin hücre içine boşalması, bunun sonucunda da bulunduğu hücreyi parçalaması,
  • Tyroksin sentezi yapmak :              Bu gibi bazı hormonların, lizozomlar tarafından sentezlenmesi

S-            Sentrozom Nedir?

C-           Hücre bölünmesi öncesinde eşlenerek iki çift olan ve mitoz bölünme sırasında karşı kutuplara giderek kromozomların tutunup çekileceği iğ ipliklerini meydana getiren yapılardır.

S-            Peroksizom Nedir?

C-           Hücrede metobolizma sonucu oluşan zehirli etkili H2O2 yi H2O ve O2 ye çeviren işlem.

 

 

 

S-            Hücre iskletinin görevleri nelerdir?

C-           Hücreye şekil vermek, Hücre haraketini meydana getirmek, Hücre içindeki organallerin besin taşınması için yol görevi.

S-            Kaç çeşit Hücre İskeleti vardır?

C-           Mikro Flamentler, Ara Flamentler, Mikro Tübüller

S-            Mikro Flamentin görevi nedir?

C-           Hücrenin haraketini gerçekleştirmek, Hücrenin şeklini korumak.

S-            Ara Flamentlerin Görevi nedir?

C-           Hücrenin biçimini kuvetlendirmek, organallerin hücre içinde yerlerini sabitlemek.

S-            Mikrotübüllerin görevi nedir?

C-           Hücrenini genel iskeletini oluşturduğu gibi hücre içinde besinlerin taşınması için yol görevi görür.

S-            Hücre zarı ( memnranı ) nelerden oluşur.

C-           Proteinler, lipidler ve karbonhidratlardan oluşur.

S-            Hücre zarının fonksiyonları nelerdir?

C-           Hücrenin sınırlarını belirler, İyon ve makromolekülel trafiğini denetler, hücre-hücre tutunmasını sağlar, hücre-hücre haberleşmesini sağlar, diğer hücreleri tanır.

 

S-            Hücre zarının yapısı nasıldır?

C-           Asimetrik, haraketli ve akışkan özelliğe sahip, üst yüzeyi lipitlerin üstü protein ile örtülüdür.

S-            Endositoz ve Eksositoz Nedir?

C-           Endositoz; Zarın kendi içine krater oluşturup, besinleri içine alan bu kraterin  kraterin daha sonra kofula dönüşmesidir. Eksositoz; Kofulun zara yapışıp devlerinaski daha sonra zarla bir bütün olması ve bu esnada atık besinleri hücre dışına taşımasıdır.

S-            Aktif transport ( taşıma ) nedir?

C-           Hücreler enerji harcayarak eşit yoğunlukta ya da az yoğun ortamdan madde alırlar. Ve ya içlerinde ki bazı maddeleri çok yoğun ortama verirler, buna aktif transport denir.

S-            Hücre zarından madde taşınma şekillerinin enerji gereksinimine göre sınıflandırılması :

C-

S-            Basit difüzyon ve kolaylaştırılmış difüzyon nedir?

C-

  • Basit difüzyonda taşıyıcı bir moleküle gereksinim duymadan , maddenin yoğun olduğu bölgeden düşük olduğu yere bir taşınma söz konusudur.
  • Kolaylaştırılmış difüzyonda ise; bir taşıyıcı molekül (hücre zarındaki protein molekülleri) vardır. Madde taşınımı bu taşıyıcı molekül aracılığıyla “Konsantrasyon Farkı” etkisiyle çalışır.

S-            Aktif taşıma ve Ozmoz nedir?

C-

  • Aktif taşınımın mekanizması pasif taşınmanın tersinedir. Taşınacak molekülün düşük konsantrasyondan yüksek konsantrasyona doğru, bir taşıyıcı molekül aracılığıyla taşınmasıdır. Enerji ihtiyacı, ATP molekülünden sağlanır.
  • Ozmoz deyimi, pasif taşınma kuralları çerçevesinde suyun difüzyonunu ifade eder. Ozmoz olayında, suda çözünen maddelerin çok önemli rolü vardır. Bir eriyikteki katı madde yoğunluğu, o eriyiğin ozmolarîtesi olarak kabul edilir. Eriyiğin ozmolaritesi ne kadar çoksa suyun yoğunluğu o kadar azdır.

S-            Endositoz, Ekzositoz, Pinositoz ve Fagositoz nedir?

C-

  • Bir kese (vezikül) yardımıyla bir maddenin hücre içine alınmasına endositoz (endocytose), hücre dışına atılmasınaysa ekzositoz (exocytose) denir
  • Vezikül içine alınan madde sıvıysa bu olaya pinositoz, katıysa fagositoz Bu şekilde içeriye alınan maddeler kimyasal değişikliğe uğrar, yani sindirilirler. Proteinler ve nükleik asitler gibi iri moleküller bu yolla hücreye alınır. Lökositler ve makröfajların fagositoz yetenekleri vardır. Bu hücreler, bakterileri fagosite ederek parçalar.

 

 

 

 

 

 

S-            Çekirdek ( NUKLEUS ) nedir? Yapısı ve görevi nedir?

C-

  • DNA’nın bulunduğu ve bu bilgilerin RNA’ya aktarıldığı yerdir. Çift katlı zar ile çevrili olan çekirdeğin içi, çekirdek sıvısıyla (karyoplazma) ile doludur ve çekirdekçiği (nukleolus) de içinde bulundurur.

Görevleri;

  • hücreyi yönetmek,
  • kalıtım bilgisini taşımak

hücre bölünmesini sağlamaktır

  • Bölünme yeteneğine sahip olan hücrelerde bulunur.
  • Genellikle hücrenin orta kısmında yerleşmiştir. Şekli yuvarlak, elips ya da dikdörtgen şeklinde olabilir.
  •  Hücrelerden bazıları bir veya birden çok çekirdeğe sahip olabilirken, bazılarında hiç çekirdek bulunmaz. Örneğin eritrositlerin çekirdeği yoktur.

Çekirdeğin en önemli özelliği; bir kontrol merkezi gibi görev yapmasıdır

S-            Kromozom Nedir?

C-           Üzerinde genleri taşıyan ipliksi yapı. DNA nın sıkışarak paketlenip oluşturduğu ipliksi yapı.

S-            DNA Nedir?

C-           Genetik bilgilerin taşındığı ve hücre bölünmesinde diğer hücreye genetik özellikleri aktaran yapı.

S-            DNA’ nın görevleri nelerdir?

C-

  • Genler içinde, anne ve babadan gelen kalıtımsal (genetik) özellikleri saklamak,
  • Kendilerinin benzer kopyalarının üretilmesini sağlamak.

S- Hücrelerin ortak özellikleri nelerdir?

C-

  • Canlılığın temel yapıtaşı olan hücre, bir bütün olarak vücudun tüm
    faaliyetlerini basitleştirilmiş bir şekilde taklit eder.
  • Kendi zarından içeriye gıda alır, enzimler arayıcılığıyla bu gıdaları sindirir.
  • Çalışmak ve ısınmak için enerji tüketir.
  • Çoğu hücreler, atıklarını boşaltma ve kendilerinin bazı küçük yaralarını iyileştirme kabiliyetine sahiptir.
  • Kimileri yer de değiştirebilirler.
  • Vücudun ihtiyacı olduğu takdirde, kendi benzerlerini üretirler.
  • Ayrıca bütün hücreler, canlılığın tipik ve belirli özelliklerini ortaya koyarlar.

 

 

S-            Apoptoz nedir?

C-           Programlanmış bir hücre ölümüdür. Hücre sayısının sabit tutulmasından sorumludur. Kaza ve travma sonucu oluşan nekrosis haricinde oluşan tüm hücre ölümleri APOPTOZ’ dur.

S-            Nekroz nedir?

C-           Dokularda ve dokuları oluşturan hücrelerde meydana gelen istenmeyen hücre ölümüdür ( kaza ve travma vb. )

S-            Apoproz ile Nekroz arasında farklar nelerdir?

C-

  • Apoproz’ da hücre ölümü fizyolojik ( normal işleyiş ) şartlarında görülürken, Nekroz’ da fizyolojik olmayan şartlarda olur.
  • Apoproz’ da doku hasarı olmamasına karşın, Nekroz’ da doku hasarı vardır.

Apoptoz’ da enflamatuar ( enfeksiyon, yangı, şişme, ağrı, kızarıklık ) yanıt görülmezken, Nekroz’ da enflamatuar gelişir.

KAN FİZYOLOJİSİ

S-            Kan nedir?

C-           Kalp ve kan damarları içinde dolaşan sıvı ortama “kan” adı verilir. Besin maddeleri ve atık maddeler için  taşıyıcı görev yapan KAN vücut ağırlığının %8’i kadardır. Pompa işlevi gören ise KALPtir.

 

S- Kanın görevleri nelerdir?

C-

  • Solunum
  • Beslenme
  • Ekskresyon
  • Temperatür
  • Osmotik denge
  • Asit-baz dengesi
  • Pıhtılaşma
  • Koruma
  • Haberleşme (Hormonlar)
  • İnterstisyel sıvı hacmi

S-            Kanın fiziksel özellikleri nasıldır?

C-

  • RENK                    : kırmızı renk hemoglobinden kaynaklanır; hemoglobin oksijene doydukça renk açılır.
  • DANSİTE : plazmanın ve hücrelerin özgül ağırlıklarının bir karışımıdır. (1050-1060)
  • REAKSİYON : pH 7,35-7,45; arteryel kanda daha yüksek, venöz kanda ise düşük bulunur.
  • VİSKOZİTE : 3,5-5,4; karbondioksit artışı nedeniyle venöz kanda daha yüksek iken yalnız plazma viskozitesi ise kanın yarısı kadardır.

S-            Kan hücreleri kaça ayrılır ve bunlar nelerdir?

C-

  • Eritrositler :              Kırmızı kan hücreleri, alyuvarlar
  • Lökositler :              Beyaz kan hücreleri, akyuvarlar
  • Trombositler :              Kan pulcukları, platelet’ler

S-            Lökositler?

C-

Granülositler:   Endositoz ile bakteri ve mantar gibi mikroorganizmaları içlerine alıp yok etme, vücut savunması.

  • Nötrofil granülositler
  • Eozinofil granülositler
  • Bazofil granülositler

Agranülositler:

  • Monosit ————–Makrofaj
  • Lenfositler ———–Antikor-immunoglobulin
  • T lenfositler
  • B lenfositler

S-            Oksijen ve Karbondioksit taşıyan kan hücresi hangisidir?

C-           Eritrositler.

  • Görevi hemoglobin (hem) taşımaktır.
  • Hem yapısında Fe+2   bulunduran proteindir.
  • Oksijen demir atomuna bağlanarak taşınır.

               

NOT       :              Eritrositler dokulara O2 taşır.

S-            Damar yaralanmalarında kanamanın durması ve pıhtılaşma oluşumunu sağlayan kan hücresi hangisidir?

C-           Trobositlerdir;

Kanamanın durdurulma mekanizmaları:

  • Vazokonstriksiyonn (vazospazm; damar büzülmesi)
  • Trombositlerin tıkaç oluşturması
  • Koagülasyon (pıhtılaşma)

 

 

S-            Kanda serum ve plazma nedir? Farklılıkları nelerdir?

C-           Vücut dışında kendi halinde brakılan kanın, pıhtılaşıp, sarı renkli bir sıvının ayrıldığı gözlenir. Ayrılan bu sıvıya “serum” denir. Plazma ise pıhtılaşlması engellemiş kandan santrifüj ile ayrılan sıvı kısımdır.

Fark;

Serum                  :              Fibrinojen yok fibrin var.

Plazma                 :              Fibrinojen var.

S-            Plazmanın yapısı nasıldır?

C-           Plazma, %90-91’ini oluşturan su içinde çözünmüş olan organik ve inorganik maddelerden meydana gelir. < %1 inorganik maddeler; yüksek molarite ile osmotik gücün önemli kısmından sorumludur, geri kalan bölüm ise organik maddelerdir.

S-            Plazmanın içindeki bileşenler nelerdir?

C-

  • Elektrolitler
  • Sodyum
  • Potasyum
  • Kalsiyum
  • Magnezyum
  • Klor
  • Bikarbonat
  • Fosfat
  • Sülfat

S-            Plazmanın organikleri nelerdir?

C-

  • Proteinler :              Albumin, globulin, fibrinojen
  • Lipidler :              Fosfolipid, kolesterol, nötral yağlar
  • Karbonhidratlar: Glikoz, laktik asit
  • Non-protein azotlu maddeler (NPN): Üre, ürik asit, ksantin, hipoksantin, kreatin, kreatinin, amonyak, amino asitler çeşitli iç salgılar ve enzimler

S-            Plazma proteinleri?

C-

  • Total %7,3 g
  • Albumin %4,5 g :              Taşıyıcı
  • Globulin %2,5 g :              a1 – a2 – b1 – b2  – g
  • Fibrinojen %0,3 g :              Pıhtılaşma

 

 

 

 

 

 S-           Plazma proteinlerinin görevleri nelerdir?

C-

  • Kanın pH düzenlenmesinde tampon görevi yapar.
  • Eritrositlerin sedimantasyonunu (çökmesini) düzenler.
  • Kan akışkanlığını etkiler.
  • Suyun tutulmasını sağlar.
  • Hormon ve ilaçlar gibi maddeleri bağlar.

S-            Onkotik basınç nedir?

C-

  • Plazma proteinlerinin oluşturduğu osmotik basınçtır; kolloid osmotik basıncı da denir.
  • Büyük moleküllü olmaları nedeniyle su çekerler
  • Suyu damar içerisinde tutan başlıca gücü oluşturur (yaklaşık 25 mmHg)
  • Eksiklik sonucu ödemler oluşur

 

 

 

 

 

S-            Patalojik durumlarda plazmada neler olur?

C-

  • Kanamalarda tüm plazma proteinleri azalır
  • Yanıklarda göreceli bir protein artışı görülür
  • Dehidratasyonda da devlerin aşkı kan protein konsantrasyonu artmış bulunur
  • Böbrek hastalıklarında ise albumin kaybı sonucu azalma görülebilir
  • Çeşitli enfeksiyonlar ve karaciğer hastalıklarında sentez azalması sonucu albumin düzeyi düşer
  • Uzun süren açlıklar veya barsaktan emilimin bozulduğu koşullarda yine plazma proteinleri azalır
  • Doğuştan g-globulin yokluğunda enfeksiyonlara karşı direnç düşer
  • Afibrinojenemide pıhtılaşma bozukluğu vardır

S-            Fizyolojik durumlarda plazmada neler olur?

C-

  • Gebelikte plazma albumin düzeyi fizyolojik olarak düşük, fibrinojen ise yine fizyolojik olarak artmış bulunabilir
  • Ayrıca yenidoğanda albumin fizyolojik olarak düşük, menstruasyon sırasında ise fibrinojen fizyolojik olarak yüksek seviyelerde olabilir

 

S-            Non-Protein nitrojen nedir?

C-

  • Metabolik dengeyi yansıtan önemli bir unsurdur
  • Böbrek hastalıklarında 10 kata kadar artabilir
  • Katabolizmanın hızlandığı enfeksiyon, ateş, açlık ve yetersiz beslenme gibi durumlarda da artar
  • Gebeliğin sonlarında ise fizyolojik olarak azalabilir

S-            Plazmadaki yağlar?

C-

  • Fosfolipidler ve kolesterol barsaktan değişime uğramadan kana geçer
  • Trigliseridler önce yağ asitleri ve gliserole dönüşerek emilir, sonra barsak hücresinde yeniden trigliseride çevrilir; kana ise şilomikron olarak geçer
  • Özellikle yağlı yemeklerden sonra dolaşıma karışan şilomikronlar plazmanın 2-3 saat süreyle bulanık görünmesine neden olur

 

 

fizyoloji

fizyoloji

 

 

S-            Plazmadaki karbonhidratlar?

C-

  • Barsaklardan %80 glikoz, geri kalanı ise fruktoz ve galaktoz olarak emilir; karaciğerde hepsi glikoza çevrilir
  • Plazma glikoz dengesi çok önemlidir (%70-110 mg); arttığında diyabet meydana gelir

S-            Sedimentasyon nedir?

C-

  • Pıhtılaşması önlenerek bir tüpte bekletilen kandaki eritrositlerin çökme hızıdır
  • Normalde 0-15 mm/h kadardır
  • Çeşitli enfeksiyon hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kanser vb durumlarda artar
  • Gebelik, menstruasyon ve yaşlılık gibi durumlarda fizyolojik olarak artar

 

 

 

 

 

S-            Anemi ( kansızlık ) nedir?

C-          

  • Eritrosit sayısının veya hemoglobin miktarının normalden düşük olması anemi devlerin aşkı olarak tanımlanmaktadır.
  • Eritrosit sayısı; kanamalarda olduğu gibi kayba bağlı olarak, hemolize bağlı olarak yıkımın artması sonucu azalırsa hemolitik anemiler
  • Kemik iliği hastalıklarına bağlı olarak üretimin yetersizliği sonucu azalalırsa aplastik anemiler
  • B12 vitamini yetersizliğinde pernisiyöz anemi ve megaloblastik anemiler.
  • Fe2+ eksikliğinde demir eksikliği anemisi gelişmektedir.

S-            Polistemi nedir?

C-

  • Eritrosit sayısının normalden fazla olmasıdır.
  • Polistemi hipoksiye bağlı olarak gelişebildiği gibi kemik iliğinin maliğn hastalığı sonucunda da ortaya çıkabilir.
  • Hipoksinin nedeni atmosferdeki oksijen azalmasına (örneğin deniz seviyesinden yükseklerde yaşamak gibi), kalp yetersizliğine, akciğer hastalıklarına bağlı olabilir.
  • Etkeni ne olursa olsun hipoksi eritrosit yapımını uyararak eritrosit sayısını normalin üstüne çıkarmaktadır.

DOLAŞIM SSİTEMİ ( KARDİYOVASKÜLER SİSTEM )

S-            Dolaşım sistemi nedir?

C-           Kan damarlarının oluşturduğu kapalı sistem ve bunun içine kanı pompalayan kalpten oluşur. Temel fonksiyonu, kanın, damar sistemi içinde belli bir basınç altında dolaşmasını sağlamaktır.

S-            Kardiyovasküler sistemin işlevleri?

C-          

  • Hormonların, enzimlerin hemostaza katılan ajanların ve vücudun savunma mekanizmaları ile ilgili olan hücrelerin ve antikorların taşınmasını sağlar.
  • Vücut temperatürünün düzenlenmesinde önemli rol oynar.
  • Pıhtılaşma mekanizması aracılığıyla vücuttan sıvı kaybını önlemek.

 

fizyoloji kalp

fizyoloji kalp

S-            Damarlar hangileridir ve görevleri nelerdir?

C-          

  • Arterler               :              Kanı kalpten uzağa götüren damarlar ( ATARDAMAR )
  • Venler                 :              Kanı kalbe getiren damarlar ( TOPLAR DAMAR )
  • Kapiller               :              Kılcal damarlar

NOT       :              Kalpte  ve venlerde yer alan bir kapakçıklar sistemi kanın tek yönde akmasını sağlar.

S-            Kalp?

C-

  • Dolaşım sisteminin merkezinde bulunan, içi boşluklu, kas yapısında bir organdır.
  • Göğüs kafesi içinde, iki akciğer arasında, göğüs omurlarının önünde ve göğüs kafesinin ön kısmında bulunan sternum ve kaburgaların arkasında yer alır.
  • Koni şeklindeki kalbin aşağıya bakan tepesine “apex” (apex cordis), yukarıya bakan tabanına “basis” (basis cordis) denir.
  • “Perikard” (pericardium) adı verilen kendine ait torbanın içinde bulunur.
  • Perikard ile kalp arasında dar bir aralık ve bu aralıkta da kalbin kan pompalama sırasında, perikarda sürtünmeden hareket edebilmesini sağlayan perikard sıvısı” (liquor pericardi) adı verilen az miktarda sıvı bulunur.

 

 

 

 

S-            Kalbin tabakaları nelerdir?

C-

  • En içte endokardium,
  • Ortada myokardium veya  myokard olarak tanımlanan kalp kası,
  • En dışta ise çift yapraklı bir zar olan perikardium

S-            Myokardın yapısı ve özellikleri nelerdir?

C-

  • Hem iskelet kasına hem de düz kasa benzer özelliklere sahip.
  • Aktin ve miyozinin düzenli dizilişine bağlı olarak çizgili görünüm.
  • Düz kas gibi kendi kendine uyarılma özelliği.

S-            Kalbin bölümleri nelerdir?

C-

  • Üst taraftaki iki boşluk atriumlar;
  • Atrium dekster (sağ atrium),
  • Atrium sinister (sol atrium),
  • Alttakilere ise ventrikül adı verilir;
  • Ventrikül dekster
  • Ventrikül sinister.

S-            Kalbin kapakçıkları?

C-

ATRİOVENTRİKÜLER KAPAKLAR:

  • Sağ atrium ile sağ ventrikül arasındaki kapak; trikuspid kapak,
  • Sol atrium ile sol ventrikül arasındaki kapak; bikuspid veya mitral kapak adını alır.

SEMİNULAR (SİGMOİD ) KAPAKLAR:

  • Aort kapağı
  • Pulmoner kapak

S-            Kalbin damarları hangileridir ve görevleri nelerdir?

C-

  • Atriumlar kalbe dönen kanı kabul eden ve ventriküller içine gönderen bölmelerdir.
  • Ventriküller ise esas pompa görevini yapan bölmeler olup kanı damar sistemi içine pompalarlar.
  • Kalpten çıkan iki ana damar aort ve arteria pulmonalistir.

 

 

 

S-            Aorta ve arteria pulmonarisin yeri ve görevleri nelerdir?

C-

  • Aorta;
    • Aorta sol ventrikülden çıkar
    • Oksijence zengin devlerin aşkı kanı tüm vücut dokularına dağıtır.
    • Vücudun en büyük atardamarıdır.
  • Arteria pulmonaris;
    • Pulmoner arter sağ ventrikülden çıkar
    • C02 li kanı oksijenlenmesi için akciğerlere götüren sistemin ana damarıdır.

ÖNEMLİ NOT     :

  • Kalbe giriş yapan damarlar atriumlarla bağlantılıdır.
  • Sağ atriuma giren iki damar vena cava superior ve vena cava inferior
  • Tüm vücudun venöz kanını (C02 konsantrasyonu artmış kan) sağ atriuma getirirler.
  • Vena pulmonalisler akciğerlerde temizlenerek oksijenlenmiş kanı sol atriuma getirirler.

 

 

 

 

S-            Kalp nasıl beslenir?

C-

  • Aorta kalbi terk etmeden önce kalbi besleyecek olan ve “koroner arter” adı verilen iki adet dal verir.
  •  Koroner arterler dallanarak kalpte dağılır ve kalp dokusunun beslenmesini sağlarlar.
  • Koroner arterler kalbi besleme görevini herhangi bir nedenle yapamadıkları zaman, beslenmesi bozulan kalp dokusu, işlevini yerine getiremez ve yaşamın devamını tehdit edici boyutlarda kalp rahatsızlıkları görülür.

NOT       :              Fonksiyonel açıdan kalp, kanı sistem içinde ilerletmek üzere çalışan seri bağlı iki pompa gibidir. Pompalar, kalbin gevşemesi (diyastol) sırasında boşluklarına dolan kanı, kalbin kasılması (sistol) sırasında dolaşıma pompalarlar.

S-            Sistemik ( BÜYÜK ) dolaşım nedir?

C-

  • Kalbin sol ventrikülünden başlayıp organizmayı dolaştıktan sonra sağ atriumda sonlanır.
  • Basınç yüksektir.

S-            Pulmoner ( KÜÇÜK ) dolaşım nedir?

C-

  • Sağ ventrikülden başlayıp, akciğerleri dolaştıktan sonra sol atriumda sonlanmaktadır.
  • Basınç düşüktür.

 

 

 

 

 

 

S- Kanın vücutta izlediği yollar nelerdir?

C-

Vücuttan dönen deoksijene kan ®

Sağ atrium ®

Triküspid kapak ®

Sağ ventrikül ®

Pulmoner kapak ®

Pulmoner arter ® kirli kan

Akciğerler ®

AC kapilerlerinde oksijenasyon ®

Pulmoner venler ® temiz kan

Sol atriyum ®

Mitral kapak ®

Sol ventrikül ®

Aort kapağı ®

Aort ®

Arterler ®

Küçük arterler ®

Arterioller ®

Kapiler yatak ®

Oksijen-karbondioksit değişimi ® Venler –inferior ve superior vena cava

S-            Kalbin uyarılması?

C-

  • Kalp kası, uyarılması için sinirsel impulsa gereksinimi olmayan, kendi uyarılarını kendisi oluşturabilme özelliğinde bir kastır.
  • Kalp kasında uyarıların başlatıldığı ve iletildiği özel bir sistem vardır. Bu sisteme kalbin uyarı ve ileti sistemi adı verilmektedir.

S-            Nabız nedir? Özellikleri nelerdir?

C-

  • Her sistolde damar içinde hareket eden kan hacminin yüzeyel atar damarlar içindeki akışının cilt üzerinden fark edilmesidir.
  • Sıklıkla palpasyon (elle muayene) ile muayene edilir.
  • Sağlıklı kişilerde her sistolde kan akışı fark edildiğinden kalp atışı sayısı nabız sayısına eşittir.
  • Damar duvarındaki, atım gücündeki, kalp ritmindeki bozukluklar nabız alınmasında değişikliğe yol açar.
  • Normal değer; 60-100 arası fakat 80 den fazla atış sayısı risklidir.

S-            Vücutta ki nabız noktaları nerelerdir?

C-

S-            Elektro kardiyografi ( EKG ) nedir?

C-           Elektrokardiyografi (EKG), kalbin kulakçık ve karıncıklarının kasılma ve devlerin aşkı gevşeme evrelerini, kalbin uyarılması ve uyaranın iletilmesi sırasında ortaya çıkan elektriksel aktiviteyi milimetrik kağıt üzerine yazdırma temeline dayanan bir muayene yöntemidir.

 

 

S-            Kan basıncı ( TANSİYON ) nedir?

C-

  • Sistolik (büyük) tansiyon
  • Diyastolik (küçük) tansiyon
  • Yetişkinlerde normal tansiyon 120/80 mmHg
  • Hipertansiyon > 120/80 mmHg
  • Kan basıncı yaşa göre değişebilir.

S-            Lenf sistemi nedir? Özellikleri nelerdir?

C-

  • Lenf sıvısı            :              Protein gibi büyük moleküller, yağ damlacıkları, lenfositler bulunur. Eritrosiiteler yer almaz.
  • Lenf damarları  :              Lenf sıvısını taşıyan ucu kapalı kılcal tübüllerdir.
  • Lenf düğümleri                :              Bademcikler, mukoza içi düğümcükler.
  • Dalak :              Kanın yabancı maddelerden temizlenmesi, lenfosit yapımı, eritrosit yıkımı.
  • Timüs :              Lenfositlerin, “T” lenfosit adı verilen özelleşmiş lenfositler haline dönüştürülmesi.

 

 

S-            Lenf sisteminin görevleri nelerdir?

C-

  • Kılcal bölgelerden kan damarlarını terk eden maddelerin tekrar dolaşıma geri dönmesini sağlarlar
  • İnce bağırsaklardan emilen yağ asitleri gliserolün ve A,D,E,K vitaminlerinin dolaşıma katılmasını sağlar
  • Vücud savunması
  • Lenfositlerin oluşumu ve olgunlaşması

S-            Lenf sıvısı nereye dökülür?

C-           Vena cava süperiora dökülür.

SOLUNUM SİSTEMİ (SYSTEMA RESPIRATORIUM)

S-            Solunum nedir ve kaça ayrılır?

C-

  • Atmosferden alınan O2 ile vücuttaki CO2’in yer değiştirmesidir.
  • Dış solunum (external solunum)            :              Akciğerlerde olur. Oksijen havadan kana geçer, Kandaki karbondioksit dışarı verilir.
  • İç solunum (internal solunum) :              Kanla dokular arasında olur.

 

NOT       :       Oksijen kılcal damarlardaki kandan dokuya girer,  karbondioksit dokudan kana geçer.

 

 

 

S-            Solunum sisteminin fonksiyonları nelerdir?

C-

  • Oksijen temin eder.
  • Karbondioksiti atar.
  • Kanın hidrojen iyon konsantrasyonunu (kan pH’ ını) düzenler.
  • Konuşmak için gerekli sesleri üretir.
  • Mikroplara karşı vücudu savunur.

S-            Hücrelerde oluşan karbondioksidin (CO2) taşınması?

C-

  • Plazmada fiziksel olarak çözünmüş şekilde,
  • Plazma proteinlerine bağlanarak (karbo-amino bileşikleri)
  • Eritrositlerde bulunan hemoglobin molekülüne bağlanarak
  • Eritrositler içinde bikarbonat HCO-3 iyonuna dönüştürülüp plazmaya verilerek taşınmaktadır.
  • Bikarbonat iyonu eritrositlerde karbondioksitin “karbonik anhidraz” enzimi yardımı ile su ile birleşmesiyle oluşur. Karbondioksitin %70 i bu yolla taşınmaktadır.

 

 

S-            CO2 ( karbondioksit) in taşınması?

C-          

  • Kanda karbondioksitin artması, proton (H+) iyonunun artmasıyla, başka deyişle kanın daha asid olması demek olan kan pH ının düşmesi ile sonuçlanır. Bu nedenle venöz kan pH 7.36, arter kan pH derecesi ise 7.40 düzeyindedir.
  • Kandaki gazların asidlik üzerine bu şekilde etki etmesi nedeniyle, asidoz (vücut sıvılarındaki pH değerinin düşmesi) görüldüğü zaman solunum sistemi uyarılarak durum düzeltilmeye çalışılır ve sonuçta hızlı ve derin soluma ile organizmadan daha fazla karbondioksit atılmaya çalışılır.

S-            Solunum yolları nelerdir?

C-

Üst solunum yolları:

  • Burun
  • Yutak (farinks)
  • Gırtlak (larinks)

Alt solunum yolları:

  • Soluk borusu (trakea)
  • Bronşlar – Bronşioller – Alvioller.

 

NOT       :              Havanın iletildiği solunum yoluna ait boşluklar, gaz değişimi yapmaz ve anatomik ölü boşluk adını alır.

 

 

 

S-            Üst solunum yoları BURUN ( NASUS ) özellikleri nelerdir?

C-

  • Kemik ve kıkırdaktan yapılmış kas ve deri ile örtülü solunum yolu ve koku organıdır.
  • Burun boşluğu mukoza ile kaplıdır.
  • Mukozada mukus salgısı yapan özelleşmiş hücreler bulunur.
  • Burun yoluyla alınan hava içerisinde toz parçacıkları burun kılları tarafından tutulmaya çalışılır. Böylece akciğerlere mümkün olan en temiz hava ulaşmış olur.

S- Burunun kısımları nelerdir?

C-

Dış burun:

  • Burun ucu (apex nasi)
  • Burun kanatları (ala nasi)
  • Burun sırtı (dorsum nasi)
  • Burun kökü (radix nasi)

 

 

 

İç burun:

  • Burun boşluğu (cavum nasi)
    • KONKALAR
    • Boşluğu döşeyen mukoza
  • Koku duyu bölgesi (regio olfactoria)
  • Solunum bölgesi (regio respiratoria)
    • Goblet hücreler
  • Deri bölgesi (regio cutenea)
    • Burun kılları
  • Burun boşluğu içine “paranazal sinuslar” (sinus paranasales) adı verilen baş kemiklerinden bazılarının içinde bulunan boşluklar açılır.
  • Böylece paranazal sinuslar, burun boşluğu aracılığıyla dış atmosfer havasıyla bağlantı içindedirler ve normal koşullarda steril olan sinusların enfeksiyonları sonucunda “sinuzit” (sinusitis) adıyla bilinen rahatsızlık gelişebilir.

 

 

 

 

S-            Yutak ( FARİNX ) nedir? Özellikleri ve görevi nedir?

C-           Solunum sistemi ile sindirim sistemini birbirinden ayıran bölümdür. Solunum ve sindirim organıdır. Reflex ile kapanır.

Yutak anatomik olarak 3 bölüme ayrılır.

  • Nazofarinx         :              Solunum ile işitme ile ilgili görevi vardır. Nazofarinxe açılan östaki tüpü aracılığı ile orta kulağın dış ortamla hava ilişkisi sağlanır. Bu durum işitme organının iyi çalışmasını sağlar.
  • Orofarinx           :              Farinxin orta bölümüdür.
  • Laringofarinx    :              Larinx ve trakea ile bağlantı yapar. Özefagusun başlangıç kısmını oluşturur.

S-            Gırtlak ( LARİNKS ) nedir? Özellikleri ve görevleri nelerdir?

C-

  • Hem solunum hem ses çıkarma görevine sahiptir. Soluk borusu ile devam eder.
  • Kas, bağ dokusu devlerin aşkı ve kıkırdaklardan oluşur.
  • Gırtlak kıkırdaklarının dizilişi ve genişliği cinsiyete göre farklılık gösterir. Ses tonu kalınlığı da buna göre belirlenir. Sırasıyla;
    • Çocuklar, Kadınlar, Erkekler

 

S-            Kıkırdaklar nedir? Görevleri nelerdir?

C-

  • Yaprak kıkırdak (cartilago epiglottica)                 :              Yutma esnasında yutulan şeylerin solunum yollarına gitmesi engellenir.
  • Kalkan kıkırdak (cartilago thyroidea)                    :              En büyük kıkırdak “adem elması”
  • İbriksi kıkırdak (cartilago arytenoidea)                               :              Ses çıkarma ve daralmada rol oynar. Ses telleri (plica vocalis) bunlara bağlıdır.
  • Halka kıkırdak (cartilago cricoidea)

S-            Alt solunum yolları TRAKEA ( SOLUK BORUSU ) nedir? Görevleri nedir?

C-          

  • Sadece solunum görevine sahip organdır.
  • Soluk borusunun yapısında, epitel örtüsü, C harfi şeklinde (15,20 adet) hyalin kıkırdak ve iki kıkırdağın uçlarını birleştiren düz kaslar bulunur.
  • Trakea sağ ve sol 2 tane ana bronşa ayrılır.
  • Bir bronş sağ bir bronş sol akciğere gider.
  • Bronşların ince dallarına bronşiol denir.

S-            Akciğer nedir? Görevleri ve yapısı nedir?

C-

  • Akciğerler; diyaframın üzerinde ve göğüs kafesi içerisinde yer alır.
  • “Plevra” adı verilen çift katlı ince zar ile kaplıdır.
  • Akciğerleri saran plevra parçasına visseral plevra,
  • Daha dış kısımda bulunan plevra parçasına parietal plevra adı verilir.
  • Akciğerler yarıklarla loplara ayrılmışlardır.
  • Sağ akciğerde iki yarık ve üç lob, sol akciğerde tek yarık ve iki lob bulunur.
  • Sağ akciğer sol akciğere göre daha büyüktür.
  • Loplar, lobüller, alveoller
  • Alveoller kılcal kan damarları ile çevrilidir
  • Alveoller, küçük ve içi hava dolu keseciklerdir.

NOT       :              Solunum sisteminin esas organı akciğerlerdir. O2  ve CO2 gazlarının değişimi bu organda olur.

 

 

 

S-            Dışarıdan alvoellere havanın taşınımı nasıldır?

C-

  • Süzme, ısıtma ve nemlendirme
  • Burun……farinks… Devlerin aşkı …larinks……trakea…….bronşlar……bronşioller…… Alvoeller (Enine kesit alanında büyük artış)

S-            Alvoel hücre çeşitleri ve görevleri?

C-

  • Tip I hücreler (küçük hücre – gaz alışverişi)
  • Tip II hücreler (büyük hücre – surfaktan salgılar)
  • Makrofajlar

S-            Nefes alma ( İNSPİRASYON ) nedir?

C-           Diyafram kası kasılır kaburgalar arası açılır hacim artar, Göğüs iç basıncı düşer ve içeriye hava girer. Bu esnada göğüs boşluğu genişlemiştir.

S-            Nefes verme ( EKSPİRASYON ) nedir?

C-           Diyafram kası gevşer, kaburgalar birbirine yaklaşır hacim azalır, Göğüs iç basıncı artar ve dışarıya hava verilir. Bu esnada göğüs boşluğu daralmıştır.

 

 

 

NOT       :             

  • Solunan hava hacmine “solunum volumü” (tidal volum),
  • Zorlamalı bir inspirasyon ile akciğerlere alınan havaya “inspirasyon yedek volumu”,
  • Zorlamalı bir ekspirasyon ile akciğerlerden çıkarılan havaya, “ekspirasyon yedek volumu”,
  • Zorlamalı bir ekspirasyonla bile akciğerlerden çıkartılamayan havaya “rezidüel volum” adı verilir.
  • Solunum volumu+ inspirasyon yedek volumu + ekspirasyon yedek volumlerinin toplamına “akciğer kapasitesi” (vital kapasite) adı verilir.
  • Çeşitli akciğer hastalıklarının seyrini takip etmek için spirometre adı verilen bir cihaz ile kliniklerde vital kapasite ölçümlerinden yararlanılmaktadır.

S-            Pnömo toraks nedir?

C-

  • Herhangi bir nedenle iki plevra zarı arasına hava girmesine “pnömotoraks” denir ve akciğerlerin büzülmesiyle sonuçlanır.
  • Kollaps: akciğerin sönmesi.

 

 

  • Eupnea :              Normal, sessiz nefes alıp-verme
  • Hyperpnea :              Artmış soluma (egzersiz)
  • Hiperventilasyon :              Fazla havalanma (heyecansal vb.)
  • Hipoventilasyon :              Azalmış havalanma (yavaş soluk, astım, vb.)
  • Tachypne :              Hızlı, yüzeyel soluma (“tıknefes”)
  • Dispnea :              Soluma zorluğu (patolojik, ağır egzersiz, vb.)
  • Apnea :              Solumanın durması (istemli, sinirsel depresyon, vb.)

 

Benzer Yazılar

Sterilizasyon Uygulamaları

S-            Tarihi dönemde bilinmeden yapılan sterilizasyon uygulamaları nelerdir? C- Mumyalama, Tütsüleme, Tuzlama, Besinlerin ısıtılması, Baharat ilave edilmesi, İçme sularının kaynatılması, Hayvan pisliklerinin gömülmesi, Temas ile hastalıkların geçebileceği bilgisi, Ellerin dezenfeksiyonu işlemleri, tarihsel gelişim içinde izlenmektedir. S-            Asepsi nedir? C-           Belirli bir alan yada kullanılacak araç ve gereçleri  hastalığa neden olan mikroorganizmalardan (patojenlerden) arındırma durumu Devlerin...

Yeni baslayanlar için anatomi

merhaba sevğili öğrenciler, anatomi hepimizin nefret ettiği derslerden biri ama bu notlar ile artık anatomi çalışmak çok kolay devlerin aşkı anatomi dersi ile sizin yanınızda.   Anatomi nedir?               :              Vücut bölümlerinin yapısını ve gelişimini inceleyen bir bilim dalıdır. Anatomi çeşitleri?         : Makroskopik anatomi Mikroskobik anatomi Gelişim anatomisi Sistematik anatomi Topografik anatomi Tıp eğitimi dışında kalan...
Makale'ye Yorum Yapın

SPONSORLAR

FACEBOOK TAKİP EDİN